gider pusulası ile ilgili haberler. Bist 1002.426 17,410,72%; Dolar17,2699 0,000,01%; Ödeme Sistemleri Kazandıran Sohbetler. Finansgundem.com’da yer alan
GiderPusulasının ekli, 01.02.1994 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 225 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel tebliğinde izah olunarak, ekle ilikin suret söz konusu tebliğ ekinde sunulmutur. Gider Makbuzu: Derneklerce yapılan ve konusu itibariyle Gider Pusulası kapsamında olmayan mal veya hizmet alımları ile karılıksız olarak yapılan
ResmiGazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile 1 Eylül 2020 ile 30 Haziran 2021 arasında verilen eğitim ve öğretim hizmetlerinde KDV oranı geçici olarak yüzde 8'den yüzde 1'e indirilmişti. Bu kararın ardından gözler, 1 Eylül'den önce okullara ödeme yapan velilere iade yapılıp yapılmayacağına odaklandı.
Lütfenhesaplama aracını seçiniz. İhale ilanı veya yazılı duyuru tarihi 07.06.2014 tarihinden önce olanlar için kullanılacak hesaplama modülü. İhale ilanı veya yazılı duyuru tarihi 07.06.2014 tarihinden itibaren olanlar için kullanılacak hesaplama modülü.
Ayrıcabazı ödeme belgelerinin ve resmi yazıların gider pusulası yerine geçeceği hükme bağlandı. 7338 sayılı Kanun'un 23'üncü maddesi ile VUK'un 234 üncü maddesine aşağıdaki fıkralar eklenerek bazı değişiklikler yapıldı:
ZobkDd. GİDER PUSULASI İLE SİGORTASIZ İŞÇİ ÇALIŞTIRMA VE İŞVEREN AÇISINDAN TAŞIDIĞI RİSKLER Çalışma hayatında uygulamada sıkça karşılaşılan ancak gerekli özen ve dikkat gösterilmeyen konulardan bir tanesi de; işveren ile işçi arasında kurulan ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümleri dikkate alınmadan gerçekleştirilmesi ve buna bağlı olarak ödemelerin ücret gider makbuzu ile yapılmasıdır. Yazımızda iş sözleşmesine tabi çalışanlara gider makbuzu ile yapılan ödemeler ve bunlara bağlı olarak işverenin karşı karşıya olduğu riskler incelenecektir. İş İlişkisi, İş Sözleşmesi Unsurları ve Sigortalılık Başlangıcı 4857 sayılı İş Kanun hükümleri çerçevesinde işçi ile işveren arasında kurulan ilişki iş ilişkisi olarak tanımlanmakta olup yazılı olarak yapılan iş sözleşmesi ise, bir tarafın işçi bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın işveren da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan bir sözleşme olarak karşımıza çıkmaktadır. İş Hukuku mevzuatında iş sözleşmesinin unsurları şu şekilde ifade edilebilir •Yapılacak bir işin olması, •Yapılan bu iş karşılığında işi yapana işçi maddi bir bedel ücret ödenmesi, •İşin yapanın işverenin emir ve talimatına uyma bağımlılık zorunluluğunun bulunmasıdır. İşçinin, işverenin belirlediği koşullarda çalışırken, kendi yaratıcı gücünü kullanması, işverenin isteği doğrultusunda işin yapılması için serbest hareket etmesi bağımlılık ilişkisini ortadan kaldırmaz. Bunun yanında özellikle bağımsız çalışanı, işçiden ayıran ilk kriter, çalışan kişinin yaptığı işin yönetimi ve gerçek denetiminin kime ait olduğudur. Çalışan kişi işin yürütümünü kendi organize etse de, üzerinde iş sahibinin belirli ölçüde kontrol ve denetimi söz konusuysa, iş sahibine bilgi ve hesap verme yükümlülüğü varsa, doğrudan iş sahibinin otoritesi altında olmasa da bağımlı çalışan olduğu kabul edilebilir. Bu bağlamda çalışanın işini kaybetme riski olmaksızın verilen görevi reddetme hakkına sahip olması ki bu iş görme borcunun bir ifadesidir önemli bir olgudur. Böyle bir durumda çalışan kişinin bağımsız çalışan olduğu kabul edilmelidir. 2 Diğer bir ifadeyle çalışanın, kendisine mi yoksa başkasına mı ait iş yada hizmet organizasyonu kapsamında iş yaptığıdır, işçinin işveren tarafından önceden belirlenen amaca uyma yükümlülüğü var iken, bağımsız çalışanın böyle bir yükümlülüğü yoktur, işçinin önceden iş koşullarını belirleme yetkisi, işim yapılması sırasında kullanılacak araçları seçmesi, işin yapılacağı yer ve zamanı belirleme serbestisi yoktur 3 İş Kanunu yanında 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Sigortalı Bildirimi ve Tescili başlıklı 8. maddesinde işverenlerin, 4 a bendi kapsamında sigortalı sayılan kişileri, sigortalılık başlangıç tarihinden önce, sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirmekle yükümlü oldukları belirtilmiştir. Belirtilen yükümlülüğü yerine getirmeyen ilgililer hakkında, 102. madde hükümlerine göre idarî para cezası uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. İşveren, çalıştırdığı sigortalıların hizmetler ve kazançlarını örneği Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenen asıl veya ek aylık prim ve hizmet belgesini, ait olduğu ayı takip eden ayda Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar Kuruma vermekle yükümlüdür. Gider Pusulası makbuzu Vergi Usul Kanunu 234. maddesi gereği gider pusulası; birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan serbest meslek erbabının ve çiftçilerin, vergiden muaf esnafa; yaptırdıkları işler veya onlardan satın aldıkları emtia içinde tanzim edip işi yapana veya emtiayı satana imza ettirecekleri gider pusulası vergiden muaf esnaf tarafından verilmiş fatura hükmünde bir belgedir. Bu belge birinci ve ikinci sınıf tüccarların, zati eşyalarını satan kimselerden satın aldıkları altın, mücevher gibi kıymetli eşya için de tanzim edilir. Faturada olduğu gibi gider pusulası, işin mahiyeti, emtianın cins ve nev’i ile miktar ve bedelini ve iş ücretini ve işi yaptıran ile yapanın veya emtiayı satın alan ile satanın adlarıyla soyadlarını Tüzel kişilerde unvanlarını ve adreslerini ve tarihi ihtiva eder ve iki nüsha olarak tanzim ve bir nüshası işi yapana veya malı satana tevdi olunur. İş İlişkisi Kurulan Kişiye Gider Pusulası İle Ödeme Yapılmasının Riskleri Yukarıda yapılan tanımlar çerçevesinde özünde iş ilişki olan ancak işveren tarafından İş Kanunu ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümlerine göre kurulan ilişkinin iş ilişkisi olduğu dikkate alınmadan, yaptırılan iş karşılığı ödedikleri ücretleri gider pusulası ile ödemeleri bazı olumsuz sonuçları ortaya çıkarmaktadır. Şöyle ki; gider pusulası ile çalıştırılan kişi ile işveren arasında olası mahkeme durumlarında veya Sosyal Güvenlik Kurumu denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerde ya da diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarının kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerde; 4857 ve 5510 sayılı Kanunlarda işçi/sigortalılara ilişkin hükümlere uyulmadığının tespiti durumunda uygulanacak başlıca cezai yaptırımlar sayısal örnek ile aşağıdaki şekilde işverenin karşı karşıya kalabileceği risklerdir. 5510 sayılı Kanun yönünden gider pusulası ile çalışan işçinin sigortalı olması kanaatine varılması durumda; Sigortalı işe giriş bildirgesinin verilmediğinin mahkeme kararından, denetimle görevli yetkililerinin tespitlerinden, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden anlaşılması halinde bildirgeyi vermekle yükümlü olanlar hakkında her bir sigortasız çalıştırılan kişi için için asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası Temmuz-Aralık /2015 dönemi için TL uygulanır. Bunun yanında hizmetleri ve kazançları Sosyal Güvenlik Kurumuna aylık prim ve hizmet belgesi ile bildirilmediği veya eksik bildirildiği anlaşılan sigortalılara ilişkin belgenin asıl veya ek nitelikte olup olmadığı, işverence düzenlenip düzenlenmediği dikkate alınmaksızın, aylık asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası Temmuz-Aralık /2015 dönemi için TL uygulanır. Tabi ki gider pusulasında belirtilen bedel üzerine sigorta primi ve gecikme zammı uygulanacağı unutulmamalıdır. İşveren için önemli bir maliyet avantajı sağlayan ve uygulamada 5 puanlık indirim olarak bilenen teşvik ile Sosyal Güvenlik Kurumunca sağlanan diğer tüm teşviklerden; işverenin 1 yıl boyunca yararlanamayacağı ayrı bir risk unsuru olarak karşımıza çıkmaktadır. Kanunda belirtilen yasaklılık durumu şu şekilde açıklanmıştır Konuya İlişkin Örnek Uygulama 50 sigortalının istidam edildiği ve brüt ücretlerinin toplamı sigorta primine esas kazanç toplamı TL olan orta ölçekli bir işyerinde; Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim 2015 aylarında sigorta girişi yapılmadan brüt TL ücret karşılığında gider pusulası ile bir kişiden hizmet alındığı/çalıştırıldığı tespit edilmiştir. İşveren için yaklaşık olarak risk aşağıdaki gibidir 5510 sayılı kanun yönünden adına gider pusulası düzenlenen kişi için ; işe giriş bildirgesine ilişkin ceza tutarı TLAsgari Ücret x 2 aylık prim ve hizmet belgesine ilişkin ceza tutarı TL x 4 ay = TL Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim dönemleri prime esas kazanca ilişkin sigorta primi x 4 ay x %37,5 = TL gecikme zammı hariç 5 puanlık teşvike ilişkin 1 yıl boyunca yasaklı kalınacak tutar x 12 ay x % 5 = TL işverenin yararlanamayacağı tutar toplamı Tüm bunlar yanında 4857 sayılı İş Kanun’unda bulunan iş sözleşmesinin içeriğini belirtir yazılı belgeyi vermeme, personel özlük dosyası ile ücret hesap pusulasının düzenlenmesi gibi yükümlülüklere uyulmamasına ilişkin cezaların da işverene uygulanma riski mevcuttur. Sonuç 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası ve 4857 sayılı İş Kanunu ile çalışanların sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortası bakımından haklarını güvence altına alınmakta ve çalışanların çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumlulukları düzenlenmektedir. Çalışanların iş hayatında maruz kalabileceği iş kazası, meslek hastalığı, maluliyet, ölüm gibi ve/veya yaşlılık dönemlerinde geçimlerini sağlayabilecekleri emekli maaşı alabilmeleri bakımından sosyal güvenliklerinin sağlanması önem arz etmektedir. Bu bakımdan çalışanların ve buna bağlı olarak sağlık, ölüm aylığı, tazminat gibi hizmetlerden bakmakla yükümlü oldukları kişilerin de yararlandığı düşünüldüğünde, kişilerin sosyal güvenlikleri yasalarda belirtildiği şekilde sağlanması; işverenler için hem vicdani hem de yasal bir zorunluluktur. GÖKTAŞ Müşavir 2 YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas Numarası 2015/2903 Karar Numarası 2015/8612 Karar Tarihi 3 YARGITAY9. HUKUK DAİRESİEsas Numarası 2008/10530Karar Numarası 2010/4617Karar Tarihi KAYNAK İstanbul Barosu Dergisi Cilt90 Sayı2016/1
To print this article, all you need is to be registered or login on ÖZET Gider pusulası konusunda uygulamada sıklıkla rastlanılan yanlışların önlenmesine yardımcı olması bakımından, konunun vergisel ve sosyal güvenlik mevzuatı açısından değerlendirmesi yapılmıştır. Anahtar Kelimeler Gider Pusulası, Ücret, Ücretli, Vergi Usul Kanunu, Sosyal Güvenlik. GİRİŞ Uygulamada mükellefler kendi değerlendirmelerine göre, süreklilik arz etmeyen ve kendilerine bağlılık göstermeyen işlerin bedellerini gider pusulası ile belgeleyip ödemektedirler. Fakat bu değerlendirmeler bazen bütün kriterler ortaya konulmadan yapılmaktadır. Bağlılık ve süreklilik kriteri değerlendirilirken Sosyal Güvenlik Kurumu "SGK"'nun genelgeleri, SGK tarafından yazılan denetim raporları ile Mali İdarece verilmiş özelgeler ve düzenlenen vergi raporlarının dikkate alınması gerekmektedir. Çoğu zaman maliyeti daha düşük ve pratik bir yol olduğu için gider pusulası düzenlenerek ödeme yapılması yoluna başvurulsa da olası bir denetim veya iş yapan kişinin şikâyeti ile hiç hesapta olmayan maliyetler ile karşılaşılabilmektedir. Bu kapsamda, makalemizde, SGK ve Mali İdarenin gider pusulası konusundaki görüşleri değerlendirilecektir. I. İŞ VE SOSYAL GÜVENLİK MEVZUATI ÇERÇEVESİNDE GİDER PUSULASININ DEĞERLENDİRİLMESİ 4857 sayılı İş Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca iş sözleşmesi, bir tarafın işçi bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın işveren da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşme olarak tanımlanmaktadır. Bağımlı olarak iş görme edimi ile emir ve talimatlar alma süreci anlatılmaktadır. Bu sürecin Kanun'un ruhuna uygun yorumlanmamasından dolayı uygulamada farklı durumlar ortaya çıkmaktadır. Daha çok kısa süreli hizmet alım süreçlerinde ödeme işlemi gider pusulası ile yapılmakta ve iş ilişkisinin kurulmadığı düşünülmektedir. SGK tarafından yapılan denetimlerde, gider pusulası ile yapılan ödemeler incelenmekte işverenler adına olumsuz raporlar yazılarak işçi adına geriye dönük sigorta tescili yapılarak işverene cezalı prim tahakkukları yapılmaktadır. 2013/5 sayılı SGK Genelgesi'nde gider pusulası ile ilgili olarak aşağıdaki ibare yer almaktadır "Kanun hükmünden anlaşılacağı üzere, gider pusulası yaptırılan iş veya satın alınan emtia için düzenlenen ve fatura yerine geçen bir belgedir. Ancak, uygulamada çoğu zaman hizmet akdine dayalı çalışması dolayısıyla sigortalı olması gereken kişilere gider pusulası ile ödeme yapıldığı görülmektedir. Kanun gereğince, Kanun uygulamasında sigortalılık niteliği taşıyacak bir hizmet karşılığı alınan ücretler için ücret bordrosu düzenlenmesi gerekmekte ise de, hak edilen ücretin gider pusulası ile ödendiğinin saptanması halinde de, bu belge yasal kabul edilecek ve çalıştığı tespit edilen adına sigortalı hizmet kazandırma yoluna gidilecektir." Gider pusulası ile hizmet alımına ilişkin olarak ödeme yapılması durumunda, belgede işçinin de imzası olmasından dolayı sigortalılık durumu çok kolay tespit edilebilmektedir. Bu tespitler, denetimler esnasında olabileceği gibi hizmet alınan kişinin geriye dönük sigorta girişi istemesinden veya sigorta primine ihtiyacı olmasından dolayı şikâyet yoluyla da olmaktadır. Uygulamada bu tür konularda, sonradan hak arama ihtiyacının da sıklıkla gündeme gelebildiği düşünüldüğünde gider pusulası ile hizmet alımı ciddi anlamda riskli görünmektedir. Gider pusulası ile hizmet alındığının tespit edilmesi durumunda, işverenin karşılaşabileceği cezai riskler aşağıdaki şekildedir Her bir sigortasız çalıştırılan kişi için asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası 2018 yılı için TL uygulanır. Aylık prim ve hizmet beyannamesinin verilmemesi ile ilgili olarak aylık asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası 2018 yılı için TL uygulanır. Gider pusulasında belirtilen bedel üzerinden sigorta primi ve gecikme zammı uygulanır. Mahkeme kararıyla veya yapılan denetimlerde çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirilen sigortalıyı fiilen çalıştırmadığı tespit edilen işverenler, ilk tespit için bir ay süreyle, ilk tespit tarihinden itibaren üç yıl içinde tekrar eden her bir tespit için ise bir yıl süreyle 5510 sayılı Kanun'dan gelen %5'lik indirimden faydalanamayacaklardır. Örnek İşveren A'nın 2018 Ocak ve Şubat aylarında sigorta girişi yapılmadan brüt TL ücret karşılığında gider pusulası ile bir kişiden hizmet aldığı tespit edilmiştir. İşveren A için muhtemel risk aşağıdaki gibidir 5510 sayılı Kanun yönünden adına gider pusulası düzenlenen kişi için vaktinde verilmeyen işe giriş bildirgesine ilişkin ceza tutarı TL Aylık prim ve hizmet belgesine ilişkin ceza tutarı TL x 2 ay = TL Ocak, Şubat dönemleri prime esas kazanca ilişkin sigorta primi x 2 ay x %37,5 = TL gecikme zammı hariç 5 puanlık teşvike ilişkin en az 1 ay yasaklı kalınacak tutar x 2 ay x % 5 =202,95 TL 4857 Kanun'un 102/b hükmü uyarınca, ücret hesap pusulası düzenlememekten 693*2 ay= TL 4857 Kanun'un 104. maddesi uyarınca, özlük dosyası düzenlememekten TL Bu durumda, ödenecek prim hariç iki aylık toplam maliyet TL'dir. II. VERGİ KANUNUNLARI ÇERÇEVESİNDE GİDER PUSULASININ DEĞERLENDİRİLMESİ 213 sayılı Vergi Usul Kanunu "VUK"'nun "Gider Pusulası" başlıklı 234. maddesinde, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan serbest meslek erbabının ve çiftçilerin, vergiden muaf esnafa; yaptırdıkları işler veya onlardan satın aldıkları emtia için tanzim edip işi yapana veya emtiayı satana imza ettirecekleri gider pusulasının vergiden muaf esnaf tarafından verilmiş fatura hükmünde olduğu belirtilmiştir. Uygulamada mükellefler kendilerine karşı "süreklilik" ve "bağlılık" içeren işlerde dahi hizmeti sunan taraf ısrarla vergi mükellefiyeti tesis ettirmediği için sadece vergisel yönden doğabilecek sakıncaları önlemek amacıyla gider pusulası kullanmayı çözüm olarak düşünmektedirler. Mali İdare, aynı yıl içinde bir işlemin birden fazla defa tekrarlanmasını ya da birbirini izleyen yıllarda tekrarlanmasını "süreklilik" arz eden işlem olarak değerlendirebilmektedir. Süreklilik unsurunun sadece ayın tamamında iş yerinde iş sözleşmesine bağlı olarak sigortalı olarak çalışan kişiler açısından geçerli olduğu gibi hatalı bir düşünce vardır. Oysa süreklilik kavramı birbirini tekrarlayan işlemler, edimler olarak değerlendirilmelidir ve süreklilik herhangi bir zaman dilimi içinde geçerli olmak üzere "tam" veya "kısmi" süreklilik şeklinde gerçekleşebilir. Burada işçi – işveren ilişkisinin kurulması için yazılı bir hizmet sözleşmesinin olması şart değildir. Önemli olan işlemin özü gereği işçi – işveren ilişkisinin olup olmadığı, yapılan işin bağımsız nitelikli bir serbest meslek faaliyeti değil işverenin emir ve talimatları altında yapılan bir iş olmasıdır. Maliye, özelgelerinde süreklilik arz etmeyen işlemlerde tevsikin gider pusulası ile yapılması; hizmet ya da mal alınan kişi esnaf muaflığı kapsamındaysa vergi tevkifatı yapılması, değilse vergi tevkifatına gerek olmadığı yönünde görüşler vermiştir. Maliye Bakanlığı gider pusulasının uygulama alanını 221, 224 ve 230 Seri Numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğleri ve 54 Seri Numaralı KDV Genel Tebliği ile genişletmiştir. Maliye Bakanlığı, 221 Seri Numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliği ile arızi olarak serbest meslek faaliyetinde bulunanlara yapılan ödemelerin de gider pusulası ile belgelendirilmesini uygun bulmuştur. 224 Seri Numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliği ile Gelir Vergisi Kanunu'nun 18. maddesinde sayılan faaliyetlerde bulunup eserlerini aynı Kanun'un 94. maddesinde sayılan kişi veya kurumlara teslim edenlerin defter tutma ve belge düzenleme zorunluluğu dışında bırakılmaları nedeniyle bu kişilere ödeme yapanların giderlerini tevsik etmek için gider pusulası düzenlemeleri gerekli görülmüştür. 230 Seri Numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliği ile basit usulde vergilendirilen mükelleflerden satın alınan sabit kıymetlerin taşıt satışları noter satış sözleşmesi ile belgelendirilebilecektir gider pusulası ile tevsik edilmesinin mümkün olacağı belirtilmiştir. 54 Seri Numaralı KDV Genel Tebliği'nde de nihai tüketicilere satılan malların tüketici tarafından iade edilmesi halinde iade mallar için gider pusulası düzenleneceği, tüketici tarafından iade edilen mala ait fatura ya da benzeri evrakın geri alınarak gider pusulası ekine konacağı, gider pusulasında satış bedeli ile KDV'nin ayrı ayrı gösterileceği bu KDV'nin indirim konusu yapılabileceği düzenlenmiştir. Güncel mevzuatımıza göre, gider pusulasının kullanım alanlarına ilişkin düzenlemeler kanun maddesi ve genel tebliğler yukarıdaki gibidir. Konunun yorumlanması ve açıklığa kavuşturulmasına yardımcı olabilmesi için örnek özelgelere aşağıda yer verilmiştir. 1 İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı'nın Tarih ve Sayılı Özelgesi "Şirketinize yapılan soru kitapçığı teslimlerinin, söz konusu eğitimciler tarafından devamlılık arzedecek şekilde mutad meslek haline getirilmemesi, başka bir ifadeyle aynı yılda veya birbirini izleyen yıllarda birden fazla soru kitapçığı teslimi yapılmamış olması şartıyla, bu faaliyetin arızi serbest meslek faaliyeti olarak değerlendirilmesi ve söz konusu soru kitapçıklarının karşılığında telif ücreti olarak gider pusulası düzenleyerek ...gelir vergisi stopajı ve ... KDV tevkifatı yaparak net bedeli kendilerine ödeme yapmanız gerekeceği tabiidir." 2 İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı'nın Tarih ve 11395140-105[227-2012/ VUK-1]-300 Sayılı Özelgesi "Şirketinizin internet üzerinden yaptığı satışlara aracılık eden kişiler ile şirketiniz arasında herhangi bir hizmet akdi olması veya bu kişilerin şirketinize bağlı ve şirketiniz emir ve talimatları doğrultusunda çalışması durumunda yapılan ödemeler ücret kapsamında değerlendirilecek olup, bu ödemeler için ücret bordrosu düzenlenmesi gerekecektir. Söz konusu faaliyetin kazanç sağlama amacıyla ve devamlılık arz etmeyecek şekilde yapılması veya şirketinize bağlılık arz etmeksizin, bir işyeri açılmadan sürekli olarak ve herhangi bir organizasyona bağlı olmadan yapılması hallerinde ise söz konusu şahıslar adına şirketinizce gider pusulası düzenlenmesi gerekecektir. Şirketinizin internet üzerinden yaptığı satışlara aracılık eden kişilerin faaliyetlerini ticari organizasyon içerisinde ve devamlılık arz edecek şekilde yürütmeleri halinde bu hizmetler KDV'ye tabi olacaktır. Şirketinize söz konusu hizmetlerin devamlılık arz etmeyecek şekilde arızi olarak verilmesi halinde bu hizmetler KDV ye tabi tutulmayacaktır. Faaliyetin, şirketinize bağlılık arz etmeksizin, bir işyeri açılmadan sürekli olarak ve herhangi bir organizasyona bağlı olmadan yapılması halinde, bu işin esnaf muaflığı kapsamında verilen bir hizmet olarak değerlendirilmesi ve Gelir Vergisi Kanununun 94/13-d maddesi gereğince ... gelir vergisi kesintisine tabi tutulması gerekmektedir." 3 İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı'nın Tarih ve Sayılı Özelgesi "Şirketiniz ile söz konusu eğitmen ya da danışmanlar arasında sözleşme kapsamında yapılan ve bu kapsamda ödenen danışmanlık ücretlerinin ücret olarak değerlendirilip bu ücretlerin Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesine göre vergilendirilmesi gerekmektedir. Başka bir ifadeyle, eğitmen ya da danışmanların şirketinizin emir ve talimatı altında çalışması halinde yapılan ödemelerin ücret olarak vergilendirilmesi, ancak, eğitmen ya da danışmanlar ile şirketiniz arasında herhangi bir hizmet sözleşmesi bulunmaması ve bir organizasyon kurmayıp kendi sorumluluğu altında söz konusu faaliyetlerin ilmi, mesleki bilgi ve ihtisasına dayanarak birden fazla gerçekleştirilmesi halinde, serbest meslek faaliyeti olarak değerlendirilerek vergilendirileceği tabiidir." 4 Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığı'nın Tarih ve GVK-2011/13-135 Sayılı Özelgesi "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, ... Vergi Dairesi mükellefi olan Şirketinizin savunma sanayi alanında faaliyette bulunduğu belirtilerek, dönem dönem artan nitelikli personel ihtiyacını şirket dışından ve herhangi bir şekilde vergi mükellefi olmayan askeri kadrolarda çalışan veya emekli olmuş, esnaf muaflığı belgesi olmayan kişilerle karşılanması durumunda gelir vergisi tevkifatının yapılıp yapılmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşünün bildirilmesi talep edilmektedir. Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, şirketiniz tarafından yaptırılan işlerin, bir hizmet sözleşmesine dayalı olarak işçi - işveren ilişkisi doğuracak şekilde yaptırılması durumunda, yapılan ödemelerin ücret kabul edilerek Gelir Vergisi Kanununun 61, 63, 94, 103 ve 104 üncü maddelerine göre vergilendirilmesi gerekmektedir. Söz konusu işin esnaf muaflığı kapsamında bulunan kişilere yaptırılması halinde ise, bu kapsamda yapılan ödemeler üzerinden aynı Kanunun 94/13-d maddesi uyarınca ... gelir vergisi tevkifatı yapılacaktır. Ancak söz konusu işin, esnaf muaflığından yararlanmayan ve vergi mükellefi olmayan kişilere yaptırılması halinde yapacağınız ödeme için gider pusulası düzenlenmesi gerekmekte olup, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinde, esnaf muaflığından yararlanmayan ve vergi mükellefiyeti bulunmayan şahıslardan yapılan hizmet alımları için tevkifat yapılacağına dair hüküm bulunmadığından, gelir vergisi tevkifatı yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Öte yandan, esnaf muaflığı belgesi alınması zorunluluğu 4444 sayılı Kanunun 14/A-1 inci maddesi ile kaldırıldığından vergiden muaf esnafa ilişkin şartları taşıyanlardan anılan belge aranılmaması gerekir." 5 İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı'nın Tarih ve 176200-ÖZ/1266- 3676 Sayılı Özelgesi "Esnaf muaflığından yararlanmayan ve vergi mükellefiyeti olmayan şahıstan gider pusulası düzenleyerek alınacak yazar kasa için yapılan ödemelerden gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmemektedir." 6 İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı'nın Tarih ve Sayılı Özelgesi "Alınan bu hizmet serbest meslek mahiyetinde olduğundan ... vergi tevkifatı yapılması gerekir. Turist rehberliği işi süreklilik arz edecek şekilde mutad meslek olarak yapılıyorsa ilgili kişinin serbest meslek mükellefiyeti tesis ettirmesi gerekir." 7 Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığı'nın Tarih ve GVK-2011/1-83 Sayılı Özelgesi "İlgide kayıtlı özelge talebiniz ile, işyerinizi herhangi bir şirkete veya şahsa bağlı olmayan ev hanımına haftada bir temizlettiğinizi belirterek, bu hizmet için düzenlediğiniz gider pusulasında vergi tevkifatı yapıp yapmayacağınız hususunda bilgi istenilmektedir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun "Vergiden Muaf Esnaf" başlıklı 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında, ticaret ve sanat erbabından maddede yazılı şekil ve suretle çalışanların gelir vergisinden muaf olduğu, söz konusu fıkranın 2 numaralı bendinde, bir iş yeri açmaksızın gezici olarak ve doğrudan doğruya müstehlike iş yapan hallaç, kalaycı, lehimci, musluk tamircisi, çilingir, ayakkabı tamircisi, kundura boyacısı, berber, nalbant, fotoğrafçı, odun ve kömür kırıcısı, çamaşır yıkayıcısı ve hamallar gibi küçük sanat erbabının muafiyetten faydalanacağı, anılan maddenin ikinci fıkrasında; ticari, zirai veya mesleki kazancı dolayısı ile gerçek usulde Gelir Vergisine tabi olanlar ile yukarıda sayılan işleri gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine bağlılık arz edecek şekilde yapanların esnaf muaflığından faydalanamayacağı, aynı maddenin son fıkrasında ise; bu muaflığın, 94 üncü madde uyarınca tevkif suretiyle kesilen vergiye şümulünün olmadığı belirtilmiştir. Madde hükmünden, bu maddede sayılan ve buna benzer işleri gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine bağlılık arz etmeyecek şekilde yapan, başka bir deyişle bu mükelleflerin ücretlisi konumuna girmeden, taahhütte bulunmadan günübirlik veya kısa süreli hizmet verme şeklinde yapan kişilerin esnaf muaflığından yararlanacağı anlaşılmalıdır. Dolayısıyla, zaman zaman işyerinizin temizlik işlerini yapan kişinin bu şartlar dahilinde esnaf muaflığından yararlanacağı tabiidir. Aynı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında kimlerin hangi ödemeler üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapacağı sayılarak, aynı fıkranın 13/d bendinde ise esnaf muaflığından yararlananlara mal ve hizmet alımları karşılığında yapılan ödemelerden %10 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hükme bağlanmıştır. Bu itibarla, zaman zaman işyerinizin temizlik işlerini yapan kişilere yapacağınız ödemeler üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 94/13-d maddesine göre vergi tevkifatı yapılması gerekir." 8 İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı'nın Tarih ve 94-1133 Sayılı Özelgesi "İlgide kayıtlı özelge talep formunda, apartman yönetimi olarak, vergiden muaf esnaf olan kişilere yaptırılan badana, küçük tamir ve tadilat işleri ile apartman merdivenlerinin temizlikçi bir kadına temizletilmesi halinde, bu kişilere söz konusu işler karşılığı yapılan ödemelerden gelir vergisi tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hususunda görüş talep edilmektedir. Merdiven temizlik işi yaptırılması karşılığı ödenen bedel ücret olarak değerlendirilecek, ancak sitenizde işyeri bulunmaması kaydıyla ödenen ücret Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinin 6 ncı bendine göre gelir vergisinden istisna olduğundan tevkifat yapılmayacaktır. Yaptırılacak badana, küçük tamir ve tadilat işlerinin esnaf muaflığından yararlananlarca bir işyerine sahip olmaksızın gezici olarak işyapanlar yapılması halinde, söz konusu ödemelerin gider pusulası düzenlenerek belgelendirilmesi ve üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 94-13/d maddesi uyarınca %10 oranında gelir vergisi tevkifatı hesaplanması gerekmektedir. Diğer taraftan, söz konusu işleri yapan kişilerin gelir vergisi mükellefiyetlerinin bulunması gerçek usulde veya basit usulde halinde tarafınızca yapılacak ödemeler karşılığı ilgili kişilerin fatura düzenlemesi gerekmektedir." SONUÇ İşin özünde bağlılık ve süreklilik gösteren bir iş ilişkisi varsa ödemenin, ücret kapsamında değerlendirilmesi ve bordroya dayandırılarak yapılması gerekmektedir. Aksi takdirde durumun gerek Maliye gerekse SGK tarafından tespiti veya hizmet veren kişinin şikayeti hâlinde geriye dönük tescil ve cezai işlemler uygulanabilecektir. The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.
Bugünkü yazımızda, Sayın Şükrü Kızılot’un 21 Ekim 2013 tarihli ve “ Gider Pusulası Yazmayan İşyeri Kiracısına Ceza” başlıklı makalesinde gündeme getirdiği Maliye Bakanlığı muktezasında belirtilen görüşlere yer vermek ve konuyla ilgili değerlendirmelerimizi sizlerle paylaşmak istiyoruz. Gelir İdaresi Başkanlığı Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığı’nca verilen 16/05/2013 tarih ve 70280967-105234-2012/14-89 sayılı ve “mali müşavir olarak faaliyette bulunan mükellefin işyeri kirası bedellerini gider kaydedebilmesi için banka dekontu yanında ayrıca gider pusulası düzenlemesi gerekip gerekmediği” sorusuna verdiği muktezada; Vergi Usul Kanunu’ndaki “İspat Edici Kağıtlar” başlıklı 227. maddesine, “Gider pusulası” başlıklı 234. maddesine, Maliye Bakanlığı’na tevsik zorunluluğu ile ilgili yetkiler veren mükerrer 257. maddesine ve tahsilat ve ödemelerin banka veya Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü aracılığıyla yapılmasına ilişkin düzenlemeleri içeren 268 Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği’ne atıflar yapılmış ve bu düzenlemeler çerçevesinde;- Ödemelerin 268 Seri Nolu Tebliğ kapsamında tevsik ediliyor olmasının, bu zorunluluğu doğuran işlemin mükellefler bakımından Vergi Usul Kanunu’nda sayılan belgelerle tevsiki zorunluluğunu ortadan kaldırmadığı,- Anılan tevsik belgelerinin sadece ödeme ve tahsilatı tevsik ettiği,- Bu kiralama işlemine ilişkin olarak borçlanılan tutarıno Kiraya veren şayet vergi mükellefi ise kendisinden alınacak fatura ile,o Kiraya veren vergi mükellefi değilse kiracı tarafından gider pusulası iletevsikinin zorunlu olduğu ifade DÜNYA gazetesinde yayımlanan Sayın Zeki Gündüz’ün makalesinde de ifade edildiği üzere; yukarıda özetlenen muktezada belirtilen görüşte ifade edilen, “işyeri olarak yapılan kiralamalarda işyeri sahibi kiralayan vergi mükellefi değilse kiracı tarafından gider pusulası düzenlenmesi zorunludur” açıklaması mevcut yasa hükümlerine uymamaktadır. Anılan makalede de açıklandığı üzere; Vergi Usul Kanunu’nun “Gider pusulası” ile ilgili 234. maddesinde çok açık olarak- Birinci ve ikinci sınıf tüccarların,- Kazancı basit usulde tespit edilenlerin,- Defter tutmak mecburiyetinde olan serbest meslek erbabının ve- Çiftçilerin,“vergiden muaf esnaf”a yaptırdıkları işler veya onlardan satın aldıkları emtia için tanzim edilen ve işi yapana veya emtiayı satana imza ettirilen bir belge olduğu ve bu belgenin “vergiden muaf esnaf” tarafından verilmiş fatura hükmünde olduğu hüküm altına alınmıştır. Keza aynı maddede; bu belgenin, birinci ve ikinci sınıf tüccarların, zati eşyalarını satan kimselerden satın aldıkları altın, mücevher gibi kıymetli eşya için de tanzim edileceği ifade madde hükmü uyarınca; gider pusulası, işin mahiyeti, emtianın cins ve nev'i ile miktar ve bedelini ve iş ücretini ve işi yaptıran ile yapanın veya emtiayı satın alan ile satanın adlarıyla soyadlarını Tüzel kişilerde unvanlarını ve adreslerini ve tarihi ihtiva eder ve iki nüsha olarak tanzim ve bir nüshası işi yapana veya malı satana tevdi olunur. Gider pusulaları, seri ve sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir.“Vergiden muaf esnaf”ın kimler olduğu Gelir Vergisi Kanunu’nun 9. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddede ticaret ve sanat erbabından, maddede tek tek sayılan şekil ve surette çalışanların gelir vergisinden muaf olduğu belirtilmiştir. Anılan maddede sayılanlar esas itibariyle, emtia satan veya bir iş yapan ancak geliri çok fazla olmayan zenaat sahipleri veya ticaret erbaplarıdır. Anılan maddede sayılanların elde etikleri gelirler, Gelir Vergisi Kanununda 7 ana kategoride sınıflandırılan gelir unsurlarından “ticari kazançlar”la ilişkilendirilebilir. Oysa kira gelirleri “gayrimenkul sermaye iradı” niteliğinde olup, bu kapsamda gelir elde eden gerçek kişilerin kiralamaya konu gayrimenkulleri bir ticari işletme bünyesinde aktifinde değilse, ticari kazançlarla ilişkili “Vergiden Muaf Esnaf” kapsamına zaten giremez. Nitekim bu şekilde gelir elde edenler, anılan 9. maddede sayılanlar arasında yoktur. Başka bir deyişle; bu şekilde kira geliri elde edenler “vergiden muaf esnaf” anılan kişiler altın, mücevher gibi kıymetli eşya satışı yapmadıkları için, bu kiralama işlemlerinde gider pusulası düzenlenmesi zorunluluğu yandan, Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 257’nci maddesinin 1 nolu bendi hükmünde; Maliye Bakanlığı’na, mükellef ve meslek grupları itibariyle Vergi Usul Kanunu’na göre tutulmakta olan defter ve belgeler ile bunlara ilaveten tutulmasını veya düzenlenmesini uygun gördüğü defter ve belgelerin mahiyet, şekil ve ihtiva etmesi zorunlu bilgileri belirlemeye, bunlarda değişiklik yapmaya yetki verilmiştir. Ancak Maliye Bakanlığı bugüne kadar, yukarıda açıklandığı şekilde yapılan kiralama işlemlerinde gider pusulası düzenlenmesi zorunluluğu getirmemiş ve bu yetki çerçevesinde düzenlenen tebliğlerin hiçbirinde de bu işlemlerde gider pusulası düzenleneceği açıklanan gerekçeler dikkate alındığında, anılan kiralama işlemlerinde Vergi Usul Kanunu’na göre bir belge düzenleme zorunluluğunun olmadığı çok açık olarak ortaya çıkmaktadır. Başka bir deyişle; anılan kiralama işlemlerinde “gider pusulası düzenleme zorunluluğu” yoktur. Bu nedenle, söz konusu muktezada bu hususa ilişkin verilen görüş Usul Kanunu’nda düzenlenme zorunluluğu olmayan, tebliğlerle de düzenleme zorunluluğu getirilmeyen bu işlemlerde Vergi Usul Kanunu’nda belirtilen belge düzenlemeyle ilgili cezaların uygulanması da mümkün değildir, bu şekilde ceza uygulanması da yasalara aykırı yandan, Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 257. maddesinin 2 nolu bendi hükmüyle Maliye Bakanlığı, mükelleflere muameleleri ile ilgili tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etmeleri zorunluluğunu getirmeye ve bu zorunluluğun kapsamını ve uygulamaya ilişkin usul ve esaslarını belirlemeye yetkili kılınmıştır. Maliye Bakanlığı bu yetkisini kullanmış ve 268 Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliğiyle; işyeri ve konut kiralama işlemlerine ilişkin yapılacak tahsilat ve ödemelerin banka veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsiki zorunluluğunu getirmiştir. Buna göre;- Konutlarda, her bir konut için aylık 500 YTL ve üzerinde kira geliri elde edenlerin,- İşyerlerinde, işyerini kiraya verenler ile kiracılarınkiraya ilişkin tahsilat ve ödemelerini banka veya Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü aracılığıyla yapmaları ve bunlar tarafından düzenlenen belgelerle tevsik etmeleri zorunludur. Ancak mükelleflerce,- Her bir konut için aylık tutarı 500 YTL' nin altındaki konut kira geliri ile- Mahkeme ve icra yoluyla yapılan konut ve işyeri kira gelirine ilişkin tahsilatlarTebliğle getirilen zorunluluk kapsamında Vergi Usul Kanunu’nun 242. maddesine göre; tüccarlar bir hüküm ifade eden veya icabında bir hakkın ispatına delil olarak kullanılabilen mukavelename, taahhütname, kefaletname, mahkeme ilamları gibi hukuki vesikalarla ihbarname, karar örnekleri, vergi makbuzları gibi vergi evrakını dosyada muhafaza etmeye çerçevede, işyeri olarak yapılan kiralamalarda işyeri sahibi kiralayan vergi mükellefi değilse kiracı tarafından yapılan ödemeler varsa kira sözleşmeleri ve ödeme belgeleriyle tevsik edilebilir. Bu tür kiralar için ayrıca gider pusulası düzenlenmesine gerek yoktur. İşyeri sahibinin kiraya verdiği gayrimenkul ticari bir işletme bünyesinde ise ayrıca fatura düzenlenmesi gerekir.Yukarıda açıklana hususlar dikkate alınarak, bu işin çözüm yolu; Sayın Şükrü Kızılot’un anılan yazısında önerdiği gibi, “Maliye Bakanlığı’nın, Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 257. maddesindeki yetkisine dayanarak, gerçek kişilere ödenen kiralarda banka dekontunu fatura yerine geçen belge olarak kabul etmesi” değil, hatalı olarak düzenlenmiş görünen muktezayı tekrar gözden geçirerek, bu hatayı düzeltmesi ve “anılan işlemlerde gider pusulası düzenlenmesine gerek olmadığını” ifade etmesidir. Gereksiz ihtilafların ve olası davaların önlenebilmesi için, kanımızca, bu şekilde düzeltme daha yararlı olacaktır.
Gider pusulasında üst sınırGider pusulasından Vergi Usul Yasasının 234. maddesinde konu ve ikinci sınıf tüccarlarla defter tutmak mecburiyetinde olan serbest meslek erbabının ve çiftçilerin;Vergiden muaf esnafa, yaptırdıkları işler veya onlardan satın aldıkları emtia için tanzim edip işi yapana, emtiayı satana imza ettirecekleri gider pusulası, vergiden muaf esnaf tarafından verilmiş fatura belge birinci ve ikinci sınıf tüccarların, zati eşyalarını satan kimselerden satın aldıkları altın, mücevher gibi kıymetli eşya için de tanzim edilir. Diğer bir anlatımla birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, fatura vermek durumunda olmayan kimselerden aldıkları sözü edilen zatîve kıymetli eşyalar için gider pusulası tanzim gene birinci ve ikinci sınıf tüccarlar fatura vermek durumunda bulunmayan kimselerden aldıkları hizmetler için de gider pusulası pusulası tanzim edilirken yapılan brüt ödemeden Vergi Yasaları tarafından öngörülen kesintiler yapılır ve bu kesintiler Muhtasar Beyanname ile beyan edilerek süresi içinde Vergi Dairesine pusulası düzenlemesinde,-Hurda mal alımlarında %2-Diğer mal alımlarında %5-Hizmet alımlarında %10 mal ve hizmet bedeli ayrılmıyorsa bu kapsamdadıroranında kesinti vergiden muaf esnaf sayılmayan yani nihai tüketici olan vatandaşlara gider pusulası düzenlenmekte fakat stopaj pusulası belirtilen işler için uygulanmakta olup üzerine yazılacak miktarda bir üst sınır konu, aşağıda bulunan Trabzon Vergi Dairesi Müdürlüğünün tarihli özelgesinde de İDARESİ BAŞKANLIĞITRABZON VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞIMükellef Hizmetleri Grup MüdürlüğüSayı 23/12/2010Konu Gider Pusulasında Üst Sınırİlgide kayıtlı özelge talep formunun tetkikinden, vergi mükellefi olmayan kişilerden yapmış olduğunuz mal ve hizmet alımlarına ilişkin olarak düzenlemiş olduğunuz gider pusulasında yer alacak bedel için herhangi bir üst sınırın olup olmadığı konusunda Başkanlığımızın görüşünün sorulduğu sayılı Vergi Usul Kanununun 234 üncü maddesinde, "Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan serbest meslek erbabının ve çiftçilerin vergiden muaf esnafa yaptırdıkları işler veya onlardan satın aldıkları emtia için tanzim edip işi yapana veya emtiayı satana imza ettirecekleri gider pusulası vergiden muaf esnaf tarafından verilmiş fatura hükmündedir. Bu belge, birinci ve ikinci sınıf tüccarların, zatî eşyalarını satan kimselerden satın aldıkları altın, mücevher gibi kıymetli eşya için de tanzim pusulası, işin mahiyeti, emtianın cins ve nev'i ile miktar ve bedelini ve iş ücretini ve işi yaptıran ile yapanın veya emtiayı satın alan ile satanın adlarıyla soyadlarını Tüzel kişilerde unvanlarını ve adreslerini ve tarihi ihtiva eder ve iki nüsha olarak tanzim ve bir nüshası işi yapana veya malı satana tevdi olunur. Gider pusulaları, seri ve sıra numarası dâhilinde teselsül ettirilir." hükmü yer konu hakkında yayımlanan 225 Sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde gider pusulalarında, işin mahiyeti, cinsi, adedi, fiyatı, tutarı, toplamı, tevkif edilen vergi oranı ve net tutarı; işi yaptıran ile yapanın veya emtiayı satın alan ile satanın adlarıyla soyadları tüzel kişilerde unvanları adresleri, varsa vergi dairesi ve hesap numarası, seri ve müteselsil sıra numarası ve düzenleme tarihine ilişkin bilgilere yer verilmesi gerektiği hüküm ve açıklamalara göre, vergi mükellefi olmayan kişilerden yapmış olduğunuz mal ve hizmet alımlarında düzenleyecek olduğunuz gider pusulalarında yer alacak bedele ilişkin bir sınırlama bulunmamaktadır. Bilgilerinize rica ederim. Vergi Dairesi BaşkanıRüknettin KUMKALEDÜNYA GAZETESİ
Gider Pusulası Muharrem ÖZDEMİR Yeminli Mali Müşavir [email protected] Vergi Usul Kanunu’nun 234 uncu maddesinde; Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan serbest meslek erbabının ve çiftçilerin Vergiden muaf esnafa; Yaptırdıkları işler veya onlardan satın aldıkları emtia için tanzim edip işi yapana veya emtiayı satana imza ettirecekleri gider pusulası vergiden muaf esnaf tarafından verilmiş fatura hükmündedir. Bu belge, birinci ve ikinci sınıf tüccarların, zati eşyalarını satan kimselerden satın aldıkları altın, mücevher gibi kıymetli eşya için de tanzim edilir. Gider pusulası aşağıdaki bilgiler ihtiva eden ve iki nüsha olarak tanzim edilerek bir nüshası işi yapana veya malı satana tevdi olunan ve seri ve sıra numarası dâhilinde teselsül ettirilen belgedir. Buna göre; İşin mahiyeti, Emtianın cins ve nev’i, Miktar ve bedelini, İş ücreti, İşi yaptıran ile yapanın veya emtiayı satın alan ile satanın adlarıyla soyadlarını Tüzel kişilerde unvanlarını, Adreslerini ve tarihi Aynı Kanunun 227 nci maddesinin dördüncü fıkrasında da, “Maliye Bakanlığı, düzenlenmesi mecburi olan belgelerde bulunması zorunlu bilgileri belirlemeye ve bu belgelerden uygun gördüklerine, düzenlenme saatinin yazılması mecburiyeti getirmeye yetkilidir.” hükmü bulunmaktadır. Bu hükmün gereğince Maliye Bakanlığına tanınan yetkiye dayanılarak gider pusulası düzenlenmesi konusunda 225 Seri VUK gider pusulası ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır. Buna göre; Gider pusulalarında, işin mahiyeti, cinsi, adedi, fiyatı, tutarı, toplamı, tevkif edilen vergi oranı ve net tutarı; işi yaptıran ile yapanın veya emtiayı satın alan ile satanın adlarıyla soyadları Tüzel kişilerde Unvanları yer alması gerekir, Gider pusulası en az iki örnek olarak düzenlenecektir. En az iki örnek düzenlenmeyen ve yukarıda bilgileri eksik olan gider pusulası hiç düzenlenmemiş sayılacaktır, Düzenlenen gider pusulalarının ilk örneği işi yapana veya malı satana verilecek, ikinci örneği ise düzenleyen tarafından saklanacaktır. Bunun yanında gider pusulası düzenlenmesinin mümkün olmadığı durumlarda münhasıran bu tür ödemelere ilişkin olmak üzere Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin Bakanlığına verdiği yetkiye istinaden, düzenlenecek banka dekontları da gider pusulası hükmünde kabul edilecektir.[2] a Hangi Hallerde Gider Pusulası Düzenlemelidirler? muaf esnafa yapılan ödemeler Serbest meslek faaliyetince bulunan sanatçılar 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 9 maddesinde sayılan vergiden muaf esnaflıktan yararlananlardan mal ve hizmet alımı dolayısıyla yapılan ödemelerden aynı kanunun 94/13 bendi gereğince aşağıda belirtilen oranlarda gelir vergisi tevkifatı yapılmasını öngörmüştür. Buna göre; a GVK 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinde yer alan emtia bedelleri veya bu emtianın imalinde ödenen hizmet bedelleri üzerinden % 2, b Hurda mal alımları için % 2, c Diğer mal alımları için % 5, d Diğer hizmet alımları a, b ve c alt bentleri hariç olmak üzere mal ve hizmet bedelinin ayrılamaması hali de bu kapsamdadır için % 10, Örneğin; Dizi çekimlerinde kullanılmak üzere sanatçı Bayan A, vergiden muaf esnaftan 100 TL’lik kostüm satın almıştır. Gelir Vergisi Kanunu’nun 94/13-c maddesine girdiğinden % 5 oranında kesinti yapılarak gider pusulası tanzim edilmesi ve satıcıya 100- 5= 95 TL ödeme yapılması gerekir. Örneğin; Tarihi sinema çekimlerinde kullanılmak üzere vergiden muaf esnaftan TL bedelle ok, yay ve kılıç satın alınması için anlaşılmıştır. Sanatçının, vergiden muaf esnaftan hurda mal alımı 94/13-b maddesi kapsamında değerlendirileceğinden % 2 oranında kesinti yapılarak gider pusulası düzenlenmesi ve % 2= 40 TL vergi kesintisi yapılması gerekir. Örneğin; Sanatçı iş ve işlemlerinde kullanmak üzere nihai tüketiciden TL bedelle 2013 Model binek otomobil satın almıştır. Konuyu gider pusulası ve vergi tevkifatı açısından değerlendirelim? 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 234 üncü maddesinde, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan serbest meslek erbabının ve çiftçilerin vergiden muaf esnafa; yaptırdıkları işler veya onlardan satın aldıkları emtia için tanzim edip işi yapana veya emtiayı satana imza ettirecekleri gider pusulası vergiden muaf esnaf tarafından verilmiş fatura hükmünde olduğu belirtilmiştir. Buna göre, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan serbest meslek erbabının ve çiftçilerin vergiden muaf esnafa yaptırdıkları işler veya onlardan satın aldıkları emtia için gider pusulası düzenlemeleri ve bu belgeyi işi yapana veya emtiayı satana imza ettirmeleri gerekmektedir. Öte yandan, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin 13 numaralı bendinde, 4108 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle “diğer kişilerden” satın alınan mal ve hizmet için yapılan ödemeler vergi tevkifat’ının kapsamı dışına çıkartıldığından esnaf muaflığı kapsamı dışında kalan diğer kişilere yapılan ödemeler üzerinden tevkifat yapılmayacaktır. Bu nedenle, sanatçıların nihai tüketiciden satın alacakları otomobil için gider pusulası düzenlenmesi ancak, vergi tevkifatının yapılmaması gerekmektedir.[3] Konu hakkında yayımlanan 225 Sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde gider pusulalarında, işin mahiyeti, cinsi, adedi, fiyatı, tutarı, toplamı, tevkif edilen vergi oranı ve net tutarı; işi yaptıran ile yapanın veya emtiayı satın alan ile satanın adlarıyla soyadları tüzel kişilerde unvanları adresleri, varsa vergi dairesi ve hesap numarası, seri ve müteselsil sıra numarası ve düzenleme tarihine ilişkin bilgilere yer verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu hüküm ve açıklamalara göre, vergi mükellefi olmayan kişilerden yapılan mal ve hizmet alımlarında düzenleyecek gider pusulalarında yer alacak bedele ilişkin bir sınırlama bulunmamaktadır.[4] Vergi mükellefi olmayan nihai tüketiciden hurda alımlarında gelir vergisi tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hususunda ise; her türlü hurdayı esnaf muaflığından yararlanmayan ve vergi mükellefi olmayan nihai tüketicilerden satın alınması durumunda, nihai tüketicilere gider pusulası düzenlemeniz gerekmekte olup, ödenen bedel için düzenlenen gider pusulasında gelir vergisi tevkifatı yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Ancak, bu hurdaları bağlılık arz etmeyecek şekilde esnaf muaflığından yararlananlardan satın alınması halinde bu kişilere gider pusulası düzenleyerek yapılan ödemelerden Gelir Vergisi Kanununun 94/13-b maddesi uyarınca % 2 oranında gelir vergisi tevkifatı yapması gerekmektedir.[5] Mükellef olmayan kişi tarafından işyerinin temizletilmesi hizmeti için düzenlenen gider pusulasında vergi tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hususunda ise, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Vergiden Muaf Esnaf” başlıklı 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında, ticaret ve sanat erbabından maddede yazılı şekil ve suretle çalışanların gelir vergisinden muaf olduğu, söz konusu fıkranın 2 numaralı bendinde, bir iş yeri açmaksızın gezici olarak ve doğrudan doğruya müstehlike iş yapan hallaç, kalaycı, lehimci, musluk tamircisi, çilingir, ayakkabı tamircisi, kundura boyacısı, berber, nalbant, fotoğrafçı, odun ve kömür kırıcısı, çamaşır yıkayıcısı ve hamallar gibi küçük sanat erbabının muafiyetten faydalanacağı, anılan maddenin ikinci fıkrasında; ticari, zirai veya mesleki kazancı dolayısı ile gerçek usulde Gelir Vergisine tabi olanlar ile yukarıda sayılan işleri gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine bağlılık arz edecek şekilde yapanların esnaf muaflığından faydalanamayacağı, aynı maddenin son fıkrasında ise; bu muaflığın, 94 üncü madde uyarınca tevkif suretiyle kesilen vergiye şümulünün olmadığı belirtilmiştir. Bu maddede sayılan ve buna benzer işleri gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine bağlılık arz etmeyecek şekilde yapan, başka bir deyişle bu mükelleflerin ücretlisi konumuna girmeden, taahhütte bulunmadan günübirlik veya kısa süreli hizmet verme şeklinde yapan kişilerin esnaf muaflığından yararlanacağı anlaşılmalıdır. Dolayısıyla sanatçının işyerini temizlik işlerini yapan kişilerin bu şartlar dahilinde esnaf muaflığından yararlanacağı açıktır. Aynı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında kimlerin hangi ödemeler üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapacağı sayılarak, aynı fıkranın 13/d bendinde ise esnaf muaflığından yararlananlara mal ve hizmet alımları karşılığında yapılan ödemelerden % 10 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hükme bağlanmıştır. Bu itibarla, zaman zaman sanatçının işyerinin temizlik işlerini yapan kişilere yapılacak ödemeler üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 94/13-d maddesine göre vergi tevkifatı yapılması gerekir.[6] Şirketin, vergi mükellefi olmayan şahıstan araç kiralaması durumunda yapılan ödemelerin tamamı üzerinden tevkifat yapılacağı, bu araca ilişkin şirkete ait giderlerin kazancın tespitinde indirim konusu yapılabileceği ve şirket tarafından gider pusulası düzenlenmesi gerekmektedir. Şirketin vergi mükellefi olmayan şahıstan kiralanan ve herhangi bir ticari işletmeye dahil olmayan taşıt için yapılan ödemelerin tamamı üzerinden nakden veya hesaben 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94/5-a maddesine istinaden % 20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmekte olup aracı kiraya verenin vergi mükellefi olmaması halinde ise, şirket tarafından gider pusulası düzenlenmesi gerekmektedir. Telif Hakları Kapsamında Yapılan Ödemeler Bilindiği üzere, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 65. maddesinde, “Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.” tanımına yer verilmiştir. Aynı Kanunun 18 inci maddesinde ise, “Müellif, mütercim, heykeltraş, hattat, ressam, bestekar, bilgisayar programcısı ve mucitlerin ve bunların kanuni mirasçılarının şiir, hikaye, roman, makale, bilimsel araştırma ve incelemeleri, bilgisayar yazılımı röportaj, karikatür, fotoğraf, film, video band, radyo ve televizyon senaryo ve oyunu gibi eserlerini gazete, dergi, bilgisayar ve internet ortamı, radyo, televizyon ve videoda yayınlamak veya kitap, CD, disket resim, heykel ve nota halindeki eserleri ile ihtira beratlarını satmak veya bunlar üzerindeki mevcut haklarını devir ve temlik etmek veya kiralamak suretiyle elde ettikleri hâsılat gelir vergisinden müstesnadır. Eserlerin neşir, temsil, icra ve teşhir gibi suretlerle değerlendirilmesi karşılığında alınan bedel ve ücretler istisnaya dahildir. Yukarıda yazılı kazançların arızi olarak elde edilmesi istisna hükmünün uygulanmasına engel teşkil etmez. Serbest meslek kazançları istisnasının bu Kanunun 94. maddesi uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye şümulü yoktur.” hükmüne yer verilmiştir. Gelir Vergisi Kanununun serbest meslek kazançlarında istisnaya ilişin 18 nci maddesinde 3239 ve 4444 sayılı Kanunlarla yapılan değişiklikler ile telif hakları istisnasının kapsamı genişletilmiş olup müellif, mütercim, heykeltıraş, hattat, ressam ve bestekârlar, bilgisayar programcısı ile mucitler veya bunların kanuni mirasçıları istisna kapsamına alınmıştır. Sözü edilen maddede yer alan istisnanın uygulanabilmesi için[7] Elde edilen gelirin serbest meslek kazancı olması gerekir. Sözlü veya yazılı bir hizmet sözleşmesi ile herhangi bir işverene bağlı olan kişilere, 18 inci maddede belirtilen faaliyetleri dolayısıyla işverenler tarafından yapılan ödemeler, serbest meslek kazancı olmayıp, ücret geliri sayılacağından, bu gelire istisna uygulanmayacaktır. Söz konusu serbest meslek kazancı; müellif, mütercim, heykeltraş, hattat bilgisayar programcısı, ressam, bestekâr ve mucitler veya bunların kanuni mirasçıları tarafından elde edilmiş olacaktır. Kazanç bu kişilerin; Şiir, hikâye, roman, makale, bilimsel araştırma ve inceleme, bilgisayar yazılımı, röportaj, karikatür, fotoğraf, film, video band, radyo ve televizyon senaryo ve oyunu gibi eserleri ile hattatların hat sanatı çerçevesinde değerlendirilen yazılarının gazete, dergi, radyo, televizyon ve videoda yayınlanması, Kitap, resim, heykel ve nota halindeki eserler ile ihtira beratlarının satılması veya bunlar üzerindeki mevcut hakların devir ve temlik edilmesi veya kiralanması karşılığında elde edilmiş olması, Sözü edilen eserlerin 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Hakkında Kanun hükümlerine göre eser niteliğinde olması ve ihtira beratlarının da tescil edilmiş bulunması gerekmektedir. 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Hakkında Kanunun 1 nci maddesine göre, eser; “Sahibinin hususiyetini taşıyan ve kanun uyarınca ilim, edebiyat, musiki, güzel sanatlar ve sinema eserleri sayılan her nev’i fikir ve sanat mahsulleri” olarak tanımlanmıştır. Bu kanun kapsamına giren eserler, ilim ve edebiyat eserleri ile musiki eserleri, güzel sanat ve sinema eserleri olmak üzere dört grup halinde sayılmıştır. Diğer taraftan, ihtira beratlarına konu olan buluşların ticari veya sınai bir işletmeye dahil iken satılması, devir ve temliki veya kiralanması yada ihtira beratına konu olan buluşun üretilerek satılması hallerinde elde edilen kazanç, serbest meslek kazancı kapsamına girmeyeceğinden, bu kazançlara söz konusu istisna uygulanmayacaktır. Ayrıca, istisna kapsamına yeni alınan videobant halindeki eserlerin sahipleri veya kanuni mirasçıları dışında kalan kimseler tarafından video kulüpleri gibi satılması veya kiralanmasından elde edilen gelirlere bu istisna uygulanmayacaktır. Söz konusu eserlerin neşir, temsil, icra ve teşhir gibi suretlerle değerlendirilmesi veya bu kazançların arızi olarak elde edilmesi halinde de istisna uygulanacaktır. Ancak, bu istisna hükmü elde edilen hâsılat üzerinden 94 üncü madde uyarınca tevkif yoluyla alınacak vergiyi kapsamayacaktır. Bu bağlamda, eserlerin sahipleri veya kanuni mirasçıları tarafından satılması veya kiraya verilmesi karşılığında elde edilen gelirlerin tamamının herhangi bir miktarla sınırlı olmaksızın vergiden istisna edilmiştir. Bu bağlamda Gelir Vergisi Kanunun düzenlenen ve telif hakları kapsamında değerlendirilen ürünler/eserler ana başlıklar halinde aşağıda sayılmış olup Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin 2/a bendi hükmüne göre, vergi tevkifatı yapmakla yükümlü olanlar tarafından serbest meslek faaliyetinde bulunan sanatçılar 18 inci madde kapsamına giren serbest meslek kazançları dolayısıyla hak sahiplerine nakden veya hesaben yapılacak ödemelerden gider pusulasına dayanılarak % 17 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir. Öykü Hikaye Roman Şiir Beste Makale Bilimsel Araştırma ve İnceleme Bilgisayar Yazılımı Röportaj Karikatür Fotoğraf Film Video Band Radyo ve Televizyon Senaryo ve Oyunu Resim Heykel Nota Beste Buluş ve Yenilikler Eser niteliğindeki çeviriler Hattat Tezhip Takı tasarım çalışmaları Rölyef Seramik Pano Vitray Mozaik Cam sanatı Hat sanatı Fotoğraf çekimleri Baskı Duvar resimleri Üç boyutlu objeler Müzik çalışmasının DVD formatına getirilerek satılması Çini sanatı Ebru sanatı Geleneksel Türk el sanatları Grafik tasarımları Kendi eserlerinin tiyatro oyununda sahnelenmesi Kendi eserlerinin çocuk piyesinin yazılarak sahnelenmesi Reklam müziği Senaryo yazarlığı Yönetmen Diyalog yazarlığı, Radyo programları metin yazarlığı Kalığrafi Örneğin; Konser veren sanatçı Bayan Nil İBRAHİMOĞLU, sahnede seslendirmek ve musiki eserlerinde kullanmak üzere TL bedelle bestekâr Ali NİYAZİGİL’den beste satın almıştır. Konuyu gider pusulası ve gelir vergisi tevkifat açısından değerlendirelim. Gelir Vergisi Kanunu’nun 18 inci maddesine göre; “Müellif, mütercim, heykeltıraş, hattat, ressam, bestekâr, bilgisayar programcısı ve mucitlerin ve bunların kanuni mirasçılarının şiir, hikaye, roman, makale, bilimsel araştırma ve incelemeleri, bilgisayar yazılımı röportaj, karikatür, fotoğraf, film, video band, radyo ve televizyon senaryo ve oyunu gibi eserlerini gazete, dergi, bilgisayar ve internet ortamı, radyo, televizyon ve videoda yayınlamak veya kitap, CD, disket resim, heykel ve nota halindeki eserleri ile ihtira beratlarını satmak veya bunlar üzerindeki mevcut haklarını devir ve temlik etmek veya kiralamak suretiyle elde ettikleri hâsılat gelir vergisinden müstesna edilmiş olup serbest meslek kazançları istisnasının bu Kanunun 94. maddesi uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye şümulü yoktur.” hükmüne yer verilmiştir. Bu kapsamda konser veren ses sanatçısının, telif hakları kapsamında bulunan bestekârdan beste satın alınması halinde NİL İBRAHİMOĞLU tarafından gider pusulası düzenlenmesi ve brüt TL* % 17= TL gelir vergisi kesintisi yapılması ve net tutar olarak kalan TL’lik bedelin ise bestekâra ödenmesi gerekir. İçi ve Yurt Dışı Yazarlara Ödenen Telif Haklarında Gider Pusulası 253 Sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde açıklandığı üzere, yurt dışında mukim kişi veya kuruluşlara yaptırılan iş veya hizmetler karşılığında ödemede bulunan gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri yurt dışında mukim kişi veya kuruluşlardan aldıkları muteber belgeleri, defter kayıtlarında gider olarak göstermeleri sırasında belgelerde yazılı bedelleri, belgenin düzenlendiği günde Merkez Bankasınca belirlenen döviz alış kuru üzerinden Türk Lirasına çevirerek kayıtlarında göstereceklerdir. Ancak inceleme sırasında inceleme elamanınca lüzum görülmesi halinde, mükellefler bu belgelerini tercüme ettirmek zorundadırlar. Buna göre, yurtiçi ve yurt dışından vergi mükellefi olmayan gerçek kişi yazarlardan satın alının telif hakları karşılığında ödenen bedelin gider pusulası ile tevsik edilmesi gerekmektedir. Ancak, yurt dışında bulunan ve vergi mükellef olmayan gerçek kişi yazarlara telif hakları karşılığında ödenen ücretin gider pusulası ile belgelendirilememesi durumunda o ülke mevzuatına göre muteber bir belgenin alınması halinde bu belge ile tevsik edilmesi mümkün bulunmaktadır. Telif hakkı ödenecek çalışmaların 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine göre eser niteliği taşıması ve bu durumun Kültür Bakanlığı’ndan alınacak belgeyle tevsik ve ispat edilmesi halinde yurt içindeki yazarlara yapılacak ödemeler üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 2/b bendi uyarınca % 17 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılması öte yandan dar mükellefiyete tabi olanlara, telif haklarının satışı dolayısıyla yapılan ödemelerden Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 4 numaralı bendi uyarınca % 20 oranında vergi tevkifatı yapılması gerekmektedir.[8] Eğitimciler tarafından yayınevine yapılan soru kitapçığı teslimlerinin arızi olması halinde belge düzeni ile ilgili olarak, sınavlara hazırlık için dergi ve soru kitapçığı hazırlayan eğitimcilere telif hakkı bedeli olarak ödenecek tutarların yazar tarafından elde edilmiş serbest meslek kazancı olarak değerlendirilmesi ve söz konusu çalışmaların eser niteliği taşıması halinde elde edilen kazancın Gelir Vergisi Kanunu’nun 18. maddesine göre gelir vergisinden müstesna kazanç olarak dikkate alınması ancak, anılan Kanunun 18’inci maddesi ile düzenlenen istisna tevkif suretiyle ödenecek vergileri kapsamadığı için ilgili kişilere soru kitapçıklarının karşılığında telif ücreti olarak yapılan telif hakkı ödemelerinin yine Gelir Vergisi Kanununun 94’üncü maddesinin 2-a bendi uyarınca % 17 oranında gelir vergisi tevkifatına tabi tutulması ve gider pusulası gerekmektedir. Bunun yanında vergi mükellefi olmayan bir ressamdan alınacak tablolar için gider pusulası düzenlenmesi gerekmektedir. Ressam tarafından yapılan tabloların 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine göre eser niteliği taşıması ve bu durumun ressam tarafından Kültür Bakanlığından alınan belgelerle ispat edilmesi halinde alışta % 17, aksi halde ise % 20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılması, tablo teslim eden ressamın faaliyetinin arızi nitelik taşıyor olması halinde teslim dolayısıyla katma değer vergisi hesaplanmayacağından katma değer vergisi açısından sorumluluk uygulaması söz konusu olmayacaktır. Ancak, söz konusu tabloların alımları karşılığında anılan ressamın gelir vergisi mükellefiyeti bulunmaması halinde Vergi Usul Kanununa göre gider pusulası düzenlenmesi gerekmektedir.[9] [1] tarih ve 21536 sayılı yayımlanmıştır. [2] 215 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği [3] Gelirler Genel Müdürlüğü’nün tarih ve sayılı Özelgesi [4] Trabzon Vergi Dairesi Başkanlığı tarih ve Sayılı Özelge [5] Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı 117 sayılı Özelgesi [6] Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı 117 sayılı Özelgesi [7] 149 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği tarih ve 19051 sayılı Yayımlanmıştır. [8] Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı tarih ve sayılı Özelge [9] Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı tarih ve sayılı Özelgesi
gider pusulası ile işçilik ödeme