Çoksayıda ulusal ve uluslararası çalışması olup bu çalışmalar çok sayıda atıf almıştır. İlgi alanları, obezite cerrahisi ve metabolik cerrahi, tüp mide ameliyatları, mide balonu uygulaması, mide botoksu uygulaması, gastrik bypass, diabetik cerrahi (şeker ameliyatı), laparoskopik reflü cerrahisi, laparoskopik safra kesesi ameliyatları, laparoskopik mide ve bağırsak
Göz lazer ameliyatı No Touch Laser olalı 2 ay oldu. 16.12.2016. Tedavinin üzerinden neredeyse iki ay geçti. Tek zorlandığım konu güneş gözlüğü takmak diyebilirim.Lazer ameliyatı sonrasında 6 ay süre ile haze adı verilen durumla karşılaşmamak için güneş gözlüğü takmak gerekmektedir.
Minigastrik bypass ameliyatı kapalı yani laparoskopik yöntemle yapılmaktadır. Mini gastrik bypass ameliyatı karın üzerine yapılan 4-5 tane 1 cm boyuttaki kesi ile kapalı yöntemle yapılır. Bu sayede ameliyattan sonra normal yaşantıya dönme süresi çok kısalır ve minimum düzeyde ağrı hissedilir. Ameliyat 45-50 dakika
Rouxen Y Gastrik Bypass (RYGB) Bu yöntem ile mide hacmi yaklaşık 15-30 cc.’ ye kadar küçültülerek gıda alımı azaltılmaktadır. Midenin büyük bölümü, duedonum (12 parmak bağırsağı) ve ince bağırsağın (jejenum) başlangıç kısmı devre dışı (bypass) bırakıldığından, yenilen gıdaların (özellikle yüksek kalorili şekerli besinlerin) emilimleri engellenmektedir.
Benim için en iyi obezite ameliyatı hangisi? Belki de obezite cerrahı olarak en fazla karşılaştığımız soru. Obezite cerrahisine aday hastalar hangi ameliyatın kendilerini uygun olduğunu hastalara, arkadaşlarına, akrabalarına, ameliyat olanlara sorarak ve internette forum ve gruplarda araştırarak karar vermeye çalışır.
lkQeAQf. Gastrik Bypass Mide Küçültme Ameliyatı Nedir? Gastrik bypass mide ameliyatı, yediğiniz yemekleri mide ve ince bağırsağın besini sindirim şeklini değiştirerek kilo vermeye yardımcı olan bir ameliyattır. Ameliyattan sonra mide daha küçük olur. Daha az yiyerek doymuş hissedersiniz. Yenilen yemekler artık, emilimi sağlayan mide ve ince bağırsakların bazı kısımlarına girmez. Bu yüzden vücut yenilen yemeklerden bütün kalorileri alamaz. Roux-en-Y gastrik bypass mide ameliyatı en yaygın yapılan kilo verme ameliyatıdır. Gastrit bypass ameliyatı iki bölümden oluşmaktadır. Gastrik Bypass Mide Küçültme Ameliyatı Nasıl Yapılır? 1. Midede küçük bir kese oluşturma Cerrah mideyi büyük ve çok daha küçük olan iki parçaya ayırır. Süreç içerisinde bazen mide kelepçeleme da denir. Daha sonra, midenin küçük olan parçası dikilmiş ya da bir kese oluşturmak için aşağı yukarı bir bardak besini içine alabilecek büyüklükte zımbalanmıştır. Böylesi küçük bir mideyle sahip insanlar çabucak doymuş hisseder ve az yerler. Bu yönteme ayrıca “kısıtlayıcı yöntem” de denmektedir çünkü midenin yeni boyutu içinde tutabildiği besin miktarını kısıtlamaktadır. 2. Bypass Cerrah, yeni, küçük mide kesesi ile midenin ana bölümündeki ve ince bağırsağın başlangıcındaki onikiparmak bağırsağı bağlantısını keser ve daha sonra bunu daha aşağıdaki ince bağırsağın orta kısmına jejunum bağlar. Bu cerrahi tekniğe “Roux-en-Y.” denilmektedir. “Roux-en-Y.” den sonra, yiyecekler direk olarak mideden ince bağırsağın orta kısmına jejunum geçmektedir. Bu da kalorilerin ve besleyici öğelerin emilimini frenlemektedir. Bu kilo verme yöntemine malabsorbsiyon yani kötü emilim ya da emilim bozukluğu metodu denir. Mide zımbalama ve Roux-en-Y tipik olarak aynı ameliyat sırasında ve beraberce yapılır ve Roux-en-Y gastrik bypass denir. Genellikle, cerrahlar ikisini de laraskopik olarak karındaki küçük kesiklere konulan aletler kullanarak yaparlar. Laraskopi mümkün olmadığında, cerrahlar karnın büyük bir bölümünü keserek bu ameliyatı yaparlar. İyileşme ve Potansiyel Komplikasyonlar Nelerdir? Gastrik bypass sonrası, insanlar genellikle 2-3 gün hastanede kalırlar ve 2-3 hafta içerisinde normal aktivitelerine geri dönerler. Ameliyat olanların %10’u kadarında komplikasyonlar görülür ve bu komplikasyonlar aşağıdaki gibidir. Yara enfeksiyonları Sindirim problemleri Ülser Kanama Hemen hemen ameliyat olanların %1 – %5 kadarı ciddi ya da hayati tehlike oluşturan komplikasyonlar yaşayabilirler. Bu komplikasyonlar şunlardır. Kan pıhtısı pulmoner emboli ya da akciğer ambolisi de denir Kalp krizi Bağırsaklardaki ameliyat bağlantı noktalarındaki sızıntı Ciddi enfeksiyon ya da kanama Komplikasyonların riskleri senede 100 kereden fazla kilo verme ameliyatı yapan merkezlerde ya da çok sık ameliyat yapan hastanelerde daha düşüktür. Çok deneyimli cerrahlar tarafından yapılması durumunda gastrik bypass ameliyatlarında ölüm oranları aşağı yukarı % 0,2 – % 0,5 arası yani çok düşüktür. Kilo verme ameliyatlarının bir sonucu olarak ayrıca diğer sağlık problemleri de ortaya çıkabilir. Örnek olarak, demir ve kalsiyum gibi besin öğelerinin yeterince emilememesi kansızlığa ve osteoporoz yani kemik erimesine neden olabilir. Fakat besin takviyesi ürünleri almak ve kan testi yaptırmak bu hastalıkların ortaya çıkmasını büyük ihtimalle azaltabilir. Gastrik Bypass Ameliyatından Sonra Beklenti Ne Olmalı? Gastrik bypass ameliyatı sonrası kilo kaybı genellikle etkileyicidir. Ortalama olarak, hastalar fazla kilolarının % 60′ ını verirler. Örneğin, 100 kilo fazlası olan ve 175 kilo ağırlığındaki bir kişi aşağı yukarı 60 kilo kadar verecektir. Fazla kiloyla alakalı birçok sağlık problemi gastrik bypass ameliyatından sonra iyileşmeye başlar ve hatta tamamen kaybolur. En yaygın olanları diyabet, yüksek kan basıncı, astım ve tıkayıcı uyku apnesidir. Fakat kilo vermek ve tekrar almamak, gün içinde küçük öğünler halinde sık sık yemek ve düzenli egzersiz yapmak gibi uzun süreli yaşam tarzı değişiklikleri gerektirir. Diğer Kilo Verme Ameliyatları Eğer kilo verme ameliyatı olmayı düşünüyorsanız, gastrik bypass ameliyatı tek opsiyonunuz değildir. Diğer seçenekler aşağıdaki gibidir. Ayarlanabilir Gastrik Bant Mide kelepçesi ya da mide bandı Laparoskopik ayarlanabilir mide bandı Mide kelepçesi ya da diğer adıyla mide bandı ikinci en çok yapılan kilo verme ameliyatıdır. Mide kelepçesin ameliyatında cerrah midenin üst kısmına silikon bir halka yerleştirir. Cerrah bu halkanın sıkılığını cilt üzerinden tuzlu bir sıvı enjekte ederek ayarlayabilir. Banda tuzlu suyu içeri enjekte ederek sıkılaştırabilir ya da sıvıyı geri çekerek gevşetebilir. Bu şekilde midenin tam olarak boyutunu belirlemede ince ayar yapılır. Örneğin, mide yan etkilere sebep olacak kadar sıkı ise bant gevşetilir. Bandı sıkarak mide küçültülür. Eğer gerekliyse, bu prosedür tersine çevrilebilir. Mide bantlamada beslenme ile ilgili problemler çok az olur. Bu yöntemde genellikle gastrik bypass ameliyatına göre daha az kilo verilir. Tüp Mide Ameliyatı Sleeve Gastrektomi Dikey bir kol ya da tüp gibi bir kısım bırakılarak midenin yarıdan fazlası alınır. Bu operasyon laparoskopi kullanılarak yapılabilir. Dikey Mide Kelepçesi Ameliyatı Bu yöntemde mide zımbalama ile mide kelepçeleme kombine edilir. Yüksek komplikasyon ve düşük kilo verdirme oranı yüzünden ender olarak yapılır. Biliopancreatic diversion Cerrah, mide kesesini ince bağırsağın daha aşağıdaki kısmına ileum bağlaması dışında Roux-en Y gastrik bypass ameliyatına çok benzer. İnce bağırsağın daha fazla kısmı bypass edildiği için, daha da az kalori emilimi olur. Bu ameliyatın yapılması oldukça zordur ve genellikle besinsel problemlere yol açar. Gastrik Bypass – Mide küçültme ameliyatı nedir? Nasıl yapılır? konusuyla bağlantılı, ilginizi çekebilecek diğer paylaşımlar;
15 Mayıs 2021 08 Cts, 2021 332 tarihinde düzenlendi 105 kez okundu Gastrik Bypass ameliyati Kilo sorunu bulunan pek çok kişi gerek diyet gerek egzersiz yaparak sorunları aşmaya çalışmaktadır. Ancak fazla kiloların miktarının artması her daim diyet ve egzersizi yeterli olarak görmek konusunda ikileme düşürmektedir. Obezite teşhisi konan bireyler için ilk diyet dönemlerinden sonra gastrik bypass ameliyatı gibi operasyonların uygulanması tavsiye edilmektedir. Peki, nedir bu ameliyat? Operasyonun isminin gastrik bypass ameliyatı olması tanınmasını zorlaştırmaktadır. Halk arasında tip mide olarak bilinen bu işlem neticesinde bireylerin midelerinin boyutları küçültülmektedir. Böylelikle kişiler normale göre daha az porsiyonlar tüketerek doyuma ulaşmaktadır. Az beslenmek de otomatik olarak kilo verim hızında bir artış yakalanması demektir. İçindekiler Tablosu1 Gastrik Bypass Ameliyatı Sonrası Gastrik Bypass Ameliyatı Sonrası Kilo Gastrik Bypass Ameliyatı Gastrik Bypass Ameliyatı Kimlere Yapılır? Gastrik Bypass Ameliyatı Gastrik Bypass Ameliyatı Devlet Karşılıyor mu? Gastrik Bypass Ameliyatı Sonrası Beslenme Tüp mide ameliyatı olanlar için iyileşme sürecinin en önemli aşamalarından biri olarak beslenme kabul edilmektedir. Beslenme konusunda hastalar için üç ya da dört farklı aşamadan oluşan bir diyet listesine uyum sağlamaları beklenmektedir. Ameliyattan hemen sonraki dönemde bireylerin vitamin ve mineral değerleri bakımından uygun olan besinleri sıvı şekilde almaları istenmektedir. Bu süreç esnasında midenin iyileşmesinin tamamlanması beklenmektedir. Sonrasında ise uygun bir diyet programına geçişi temsil etmektedir. Gastrik bypass ameliyatı sonrası beslenmede düşük kaloriler alınması, çok yağı ve çok tuzlu yiyeceklerden uzak kalınması önemlidir. Aynı şekilde ameliyat olanların hazır yiyeceklerle bağlantılarını kesmeleri de üzerinde durulan ana noktalardan biridir. Gastrik Bypass Ameliyatı Sonrası Kilo Alımı Tüp mide ameliyatına ihtiyaç duyan kişilerin bazı konularda hatalı bilgi temin ettikleri bir gerçektir. Öncelikle yapılan araştırmalar hastaların büyük bir bölümünün ameliyatı kesin çare olarak gördüğünü göstermektedir. Ancak ameliyat tamamen fiziksel bir işlemdir. Oysaki insanların iştahları beyin kontrolündedir. Bu da gastrik bypass ameliyatı sonrası kilo alımını mümkün hale getirmektedir. Diğer kilo verme ameliyatlarında da aynı durumun mümkün olduğunun da altı çizilmektedir. Hastaların büyük bir bölümü iyileşme süreçlerinden sonra beslenme rutinlerine dikkat etmediklerinden ötürü vermiş oldukları kiloyu geri almaktadır. Bundan dolayı uzmanlar operasyon öncesinde ya da operasyon sonrasında bireylerin yeme isteklerini kontrol altına alabilmeleri için psikolojik destek almalarını isteyebilmektedir. Gastrik Bypass Ameliyatı Riskleri Gastrik bypass ameliyatı riskleri pek çok hastanın bu konuda çekimser davranmasına neden olmaktadır. Öncelikle tip mide ameliyatı olacak kişilerin belli sağlık sıkıntıları hali hazırda bulunmaktadır. Operasyon sürelerinin uzaması ise ameliyatların risk oranlarını artırmaktadır. Bundan kaynaklanan nedenler yüzünden uzman hekimler riskleri minimize etmek için kişilerde gerekli olan tüm testleri gerçekleştirmektedir. Ayrıca tüp mide ameliyatı olabilmek için belli bir kilo sınırı da yok değildir. Bundan ötürü bireyler ameliyata uygun hale gelebilmek için bir diyet programı çerçevesinde kilo vermek zorunda bırakılmaktadır. Fazla kilolardan kurtulması ise operasyon sırasında istenmeyen durumlarla karşılaşmak riskinin azalmasında yardımcı olan oldukça önemli konu başlıklarından biridir. Gastrik Bypass Ameliyatı Kimlere Yapılır? Gastrik bypass ameliyatı yapılabilmesi için kişilerin belli şartları sağlıyor olmaları gerekmektedir. Uzmanlar olabildiği kadar kişilerde bir diyet programı çerçevesinde diyeti önermektedir. Ancak istenen sonuçlara ulaşılmaması halinde sıra ameliyat opsiyonuna gelmektedir. Ameliyat için uygun olan kişilerin vücut kitle endekslerinin kırk ya da kırkın üzerinde olması şarttır. Gastrik bypass ameliyatı kimlere yapılır konusunda diğer sağlık sorunları da en önemli belirleyicilerden biridir. Fazla kilosu bulunan pek çok kişide sadece kilo sıkıntısı bulunmamaktadır. Kilosu yüzünden kalbinde de sorun olan bireyler ameliyatı çoğunlukla kaldıramamaktadır. Operasyon ancak sağlık taramalarından olumlu neticeler alan fazla kilo problemi bulunan ve yaşı uygun olan hastalar için uygulanabilmektedir. Gastrik Bypass Ameliyatı Fiyatı Gastrik Bypass ameliyatı fiyatı 2021 için net bir rakam belirtmek, okuyucularımızı yanıltmaktan öteye geçmeyecektir. Nitekim bu operasyonu gerçekleştiren sağlık merkezinden tutun, operasyon olacak kişinin durumuna kadar birçok unsur, fiyatı etkiler. Bu unsurlara göre de bir fiyat ortaya çıkar. Bu yüzden fiyat konusunda net bir rakam belirtmek pek doğru bir eylem değildir. Gastrik Bypass Ameliyatı Devlet Karşılıyor mu? Gastrik bypass ameliyatı SGK karşılar mı? Sorusu bu operasyonu gerçekleştirmek isteyen kişilerin en çok merak ettiği soruların başında gelmektedir. Eğer devlet hastanesinde bu operasyon gerçekleşir ise SGK masrafları karşılar. Tabi bunun VKİ değerinin en az 40 olma şartı bulunmaktadır. Okunma 105
Anasayfa » Gastrik Bypass » Roux-en-Y Gastrik Bypass mı, Sleeve Gastrektomi mi?Yayın Tarihi 02/09/2020 Roux-en-Y Gastrik Bypass Ameliyatı Daha Fazla Ek Müdahale Riski Taşıyor! En sık gerçekleştirilen iki obezite ameliyatı türü olan tüp mide ve Roux-en-Y gastrik bypasstan hangisi daha fazla ekstra ameliyat veya işlem gerektiriyor? JAMA dergisinde yayınlanan yeni bir çalışmaya göre, eski ya da klasik gastrik bypass hastaları sonradan daha fazla oranda tekrar cerrahi ya da endoskopik işlem gerektiriyor. Tüp mide ile gastrik bypass arasında karar verme aşamasında iseniz, bunu bilmek önemli olabilir. Çalışma Amerika’daki sağlık sigorta şirketlerinin 18-64 yaş arasındaki hasta veri tabanında gastrik bypass ve sleeve ameliyatı olanların 2010 Ocak-2017 Haziran tarihleri arasındaki kayıtlarının incelenmesiyle gerçekleştirildi. Toplamda 4476 bypass ve 8551 sleeve hastası, ilk ameliyattan sonra ne kadarının tekrar bir karın ameliyatı veya işlem gerektirdiğiyle ilgili değerlendirldi. Hastalar ilk ameliyatlarından sonraki 4 yıl boyunca izlendi. Roux-en-Y Gastrik Bypass etkili ama tekrar ameliyat riski yüksek! Gastrik bypass hastalarının % 20 oranında daha fazla ek ameliyat veya müdahale gerektirdiği bulundu. Ek olarak endoskopik işlemler de bypass hastalarında daha fazlaydı. Bypass hastaları 4 yıl içerisinde % oranında endoskopi gerektirirken, sleeve hastalarında oran % 18 idi. Bypass ameliyatı kilo kaybı ve diyabet düzelmesi açısından daha etkili olmakla beraber, hastaların bu oranlardan haberdar olmaları gereklidir. Hastaların “tüp mide mi, gastrik bypass mı?” kararı tamamen hasta özelinde, ameliyattan beklentiler ve kişiye özel sağlık sorunları eşliğinde değerlendirilmelidir. Editörün Notu Burada incelenen Roux-en-Y bypass ameliyatıdır, mini gastrik bypass ameliyatını kapsamamaktadır. Yazar Op Dr Murat Üstün Dr. Murat Üstün, İstanbul Bariatric Center'ın IBC kurucusu ve obezite cerrahisi ekibi lideridir. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra Ankara Eğitim Araştırma Hastanesi'nde uzmanlığını yapmış, 100'ün üzerinde obezite cerrahisi ile ilgili ulusal ve uluslararası kongrede yer almıştır. Murat Üstün ve İstanbul Bariatric Center ekibi, gastrik bypass, tüp mide ameliyatı, mide balonu ve duodenal switch ile biliopankreatik derivasyon dahil olmak üzere çeşitli tıbbi prosedürler uygulamaktadır. Ameliyatlar Joint Commission International JCI onaylı bir hastanede gerçekleştirilir. Murat Üstün, tüm kadrosu ile birlikte ana hedef olan hastanın sağlığına ve güvenliğine büyük önem vermekte ve bunun, mükemmellik denkleminin bir parçası olduğuna inanmaktadır. Tüm Yazıları →
mide küçültme ameliyatlarından bir tanesi olan rny gastrik bypass sayesinde emilim bozukluğu yaşandığı için hastalar kısa süre içerisinde kilo vermektedir. İçindekilerRny Gastrik Bypass AmeliyatıAmeliyat ÖncesiAmeliyat AşamasıAmeliyat Sonrası İyileşme SüresiAvantajlarıDezavantajları Rny Gastrik Bypass ameliyatı mide küçültme ameliyatlarından bir tanesidir. Vücuttan herhangi bir organın çıkartılmaması ve gıda alımını kısıtlayacağı gibi emilimini de kısıtlayacak bir ameliyat türü olduğundan obez olan hastaların kilo fazlalarının büyük bir kısmını verebilmektedir. Ameliyatın gerçekleşebilmesi için normal vücut ağırlığının en az 45 kilo fazlası olması gerekmektedir. Ayrıca hastaların şeker, tansiyon ya da yüksek kolesterol gibi yandan hastalıklarınında olması sonucunda yapılacak bir ameliyat türü olmaktadır. Vücut kitle indeksi ameliyata uygun olan hastaların SGK kapsamında devlet hastanelerinde, araştırma hastanelerinde, üniversite hastanelerinde yapıldığı gibi Özel hastanelerde de gerçekleşmektedir. Ameliyat Öncesi Hastalar mide küçültme ameliyatı olmaya karar vermeleri sonucunda ilk olarak ameliyatı yapacak olan cerrah ile görüşmesi ve bazı tetkikleri yapılması ayrıca ameliyata onay vermesi için diğer doktorlar ile de görüşmesi gerekmektedir. Hastaların ilk olarak Bariatrik Cerrahi alanında uzmanlaşmış hekim ile görüştükten sonra sırası ile şu doktorlar ile görüşerek onay alması gerekmektedir. Göğüs cerrahı; Psikiyatri uzmanı; Anestezi hekimi; Endokrin doktoru. Hastaların bütün doktorlar ile görüşerek onay alması ile birlikte bazı tetkikler ve görüntüleme testleri de isteyecektir. Bunlar ameliyatın başarılı geçmesi için önemli olmaktadır. Kan testleri; İdrar testleri; Ultrason; EKG; Solunum testi; Akciğer filmi. Ameliyat olabilmesi için hastanın öncesinde bütün işlemleri yapması ve görüştüğü doktorlardan onay alarak ameliyatı olabilmesi için Endokrin uzmanı tarafından rapor alması sonucunda ameliyatı gerçekleştirecek olan doktor tarafından ameliyat günü kararlaştırılacaktır. Ameliyat öncesinde sigaranın bırakılması, alkol almaması ve doktorun önerdiği ilaçları kullanması gerekmektedir. Kan sulandırıcı ilaçlar ameliyattan birkaç gün öncesinde başlanabilir. Ameliyat Aşaması Ameliyat daha çoğunlukla genel anestezi altında olacak ve 2 saat ile 3 saat arasında değişen bir süre içerisinde gerçekleşecektir. Laparoskopi yöntemiyle gerçekleşecek bir ameliyat olmaktadır. Karın bölgesinden 5 tane küçük kesik açılacaktır. Gaz ile karın şişirilecektir. Diğer kesiklerden tıbbi cihazlar ile girilecek ve ameliyat için kameralı bir tıbbi cihaz ile birlikte karın içerisinde ki organların görüntüsü monitöre aktarılacaktır. Bu sayede de ameliyat yapımına başlanacaktır. Ameliyat sırasında yiyeceklerin yemek borusundan girecek olan mide poşu ilk olarak gerçekleşecektir. Bunun için yemek borusundan sonrasında 30 ml hacminde olan bir mide kesme işlemi gerçekleşecektir. Ameliyatın ikinci bölümü olarak ince bağırsak ikiye bölünecektir. Kesilen ince bağırsağın alt kısmı oluşturulan küçük midenin alt kısmına dikilir. İnce bağırsağın üst kısmı ise 200 santim ilerisine bağlanacaktır. Bu sayede mide asit ve safra salgısının ince bağırsağa karışması daha hızlı sağlanacaktır. Hastanın uyandırılmadan önce ilk kaçak testi ameliyat esnasında yapılacaktır. Sıvı verilecek ve herhangi bir kaçak olup olmadığına bakılacaktır. Herhangi bir komplikasyon gelişmemesi durumunda hastanın karın bölgesinden tıbbi cihazlar çıkartılarak açılan kesikler dikilir ve hasta uyandırılır. Ameliyat Sonrası İyileşme Süresi Gastrik bypass ameliyatı sonrasında hastanın 1 gece yoğun bakımda her ihtimale karşı yoğun bakımda kalması ve gözetim altında tutulacaktır. Herhangi bir sorun olmaması durumunda hastanın servis odasına alınacak ve burada da 3 ile 7 gün arasında değişen bir sürede kalması sağlanacaktır. İlaçlar damar yoluyla verilmeye başlayacaktır. Hastanın ameliyat sonrasında emboli atmaması için özel basınçlı çoraplar giydirilecektir. Hastanın ameliyat sonrasında 15 gün boyunca kan sulandırıcı iğneler vurulması bu riskin azalmasında etkili olacaktır. Hasta uyandırıldığı zaman solunum için nefes açıcı egzersizleri yapmalı ve bacaklarını hareket ettirmeli sürekli olarak yürümesi gerekmektedir. Ameliyat sonrasında 3. günde hastanın sıvı alımına baslanması gerekmektedir. İlk 2 hafta boyunca berrak ve tanesiz olan sıvılar ile beslenmesi gerekmektedir. İlk iki hafta içerisinde katı gıdalar asla alınmamalıdır. Hastaların bu süre içerisinde kaçak riski görülmesi çok fazladır. Üç ile Dört hafta arasında püre alımına geçilecek ve ilk bir ay sonrasında hastanın katı gıdalar ile beslenmesi mümkün olacaktır. Daha çok protein ağırlıklı beslenmeli ve sıvı alımına çok dikkat etmesi gerekmektedir. Avantajları Gastrik bypass ameliyatı olanların yüksek tansiyonu düzelmektedir. Yüksek kolesterolü düzelecektir. Şeker hastalığı normale dönecek ve kalp hastalığı riskinin azalması ile bilinmektedir. Uyku apne sorunu ameliyattan birkaç ay içerisinde düzelecektir. Hastalar fazla kilolarını 24 ay içerisinde hızla verecektir. Dezavantajları Safra taşı oluşması; Saç dökülmesi; Vitamin eksikliği; Kabızlık; Mide bulantısı; Bağırsak tıkanıklığı; Ölüm. Loading...
Risk büyük ama özellikle obezite sınırında olanlar için vaad de büyük. Resmi rakamlara göre her yedi kişiden birinin obez olduğunu düşünürsek etrafımızda bu ameliyatı olanların ya da olmak isteyenlerin sayıca fazlalığına şaşmamak gerekiyor. İş dünyasında ve ünlüler aleminde de pek popüler. Fatih Ürek, Önder Aysev, Kaan Kural, Ozan Orhon, Mustafa Koç, Erdinç Acar, Levent Kızıl, Murat Aksu, Işın Karaca, Okan Karacan ilk akla gelen isimler. İşte eğrisi ile doğrusu ile riskleri ile faydaları ile mide küçültme ameliyatının perde arkası...Araştırmalara göre Türkiye’de her 7 kişiden biri obez. Son 10 yılda obezite cerrahisinin 5 kat arttığı söyleniyor. Bazı hastaneler ise günde 6 ameliyat gerçekleştiriyor. Tartışmalar Pazartesi günü Nil Karaibrahimgil’in arkadaşı hemşire Zeynep Aydın’ın ölümünden sonra yazdığı yazı ile alevlendi. Nil gibi pek çok ünlünün doğum yaptığı ilk yıl yanlarında olan onlara çocuk bakımı ve emzirme konusunda yardım eden Zeynep Hemşire artık yoktu. Girdiği mide küçültme ameliyatından sağ çıkamamıştı. Ameliyat sırasında solunum ve dolaşım yetmezliği sonucu pıhtı atması yani emboli yüzünden öldüğü söylenen hemşirenin ailesi hastaneye ihmal yüzünden dava açtı. Karaibrahimgil yazısında “Keşke şu mide küçültme ameliyatını olmasaydın da aramızda olsaydın, bu yazıyı okuyup beni arasaydın, telefonda eski günleri arayıp ağlaşsaydık” diye yazdı. Telefonda görüştüğüm Nil en çok şuna üzüldüğünü söylüyor “Kahrolsun kızlara dayatılan mükemmel vücut imajı, diyetler, fotosoplar, ince olursan güzelsin, bakılmaya değersin, incecik olmazsan yoksun gibi sartlandırmalar, balık eti olan biri bile bunalımda, hepimiz diyetteyiz. İncenin de incesi olma derdindeyiz. Ünlülerin mide küçültme ameliyatları iyice moda olunca, kilo vermenin bir yöntemi gibi algılanıyor herhalde. Halbuki şişmanlığın ölümcül hayat tehlikesi taşımadığı durumlarda yapılması etik bile değilmiş. Çocuk yaşta incelik değil de, sağlıklı beden sağlık beslenme öğretilse bunlar azalır belki. Çok üzücü gencecik bir insan kendi ayaklarıyla hastaneye gidip, ince olmak için bu yola baş vurdu ve hayatını kaybetti.”3 SORUDA MİDE KÜÇÜLTME Bu insanlar niye ölüyor hocam?Acıbadem Maslak Hastanesi Obezite Merkezi Başkanı ve Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cihan Uras yanıtlıyor 1-Kimler mide küçültme ameliyatı olabilir, kimler olamaz? -Mide küçültme ameliyatında önemli olan iki faktör var. Biri yaş diğeri kilo miktarı. En az 16 en fazla 65 yaşıdayken yapılabiliyor. Kiloda ise vücut kitle endeksi 40’ın üzerinde olan ve yandaş hastalığı olmayanlara ya da 35’in üzerinde olup obezitenin getirdiği şeker, tansiyon, uyku apnesi gibi yandaş hastalığı olanlara Bu ameliyatı olan bazı hastalar neden ölüyor hocam? Nerede hata yapılıyor? -Bu ameliyatın çok iyi ve donanımlı bir merkez tarafından yapılması şart. Hasta ameliyata çok iyi hazırlanmalı. Tüm ameliyat ekibinin bu konuda deneyimli olması gerekiyor. Süper obez dediğimiz vücut kitle endeksi 50’nin üzerinde olan kişilerde yandaş pek çok hastalık oluyor. Hepsinin yol açabileceği komplikasyonlara karşı hazırlık yapılmalı. En sık görülen risk emboli yani pıhtı atması. Oysaki bu risk önceden öngörülse, ameliyattan önce kan sulandırıcı ilaçlara başlansa, ameliyat sırasında hasta komprasöre bağlanarak bacaklara sürekli masaj yapılsa risk süresinin uzamaması çok büyük avantaj, burada cerrahın deneyimli olması kısa sürede bitirmesi önem kazanıyor. Ameliyat süresinin uzaması komplikasyona girme olasılığı artırıyor. Mideye yerleştiren tüpün dar ve usulüne uygun konulması bir diğer önemli husus. Bir diğer komplikasyonda uzun dikiş hattında sızıntı olması. Ameliyat tekniği ile yapılırsa, dikiş hattına güçlendirici konursa sızıntı olasılığı yüzde birin üstüne çıkmaz. En çok ölüm sebeplerinden biri dikiş hattında olan kaçaklar. Çoğunlukla zamanın da fark edilemiyor. Kanın içine mide sıvısı kaçtığı için enfeksiyon başlıyor. Artından da karın zarı iltihabı, karın ve göğüs boşluğunu ayıran bölmede apse ve önce akciğerlere sonra da tüm vücuda yayılması. Sonuç da çoğunlukla septik şok yüzünden kayıp. Hastanenin alt yapısında bu olayları ortaya çıkarabilecek ekipmanların olması çok önemli. Çoğunda obezite standartlarında tomogrofi cihazı bile olmuyor. Obez insanlar hiçbir tetkik cihazına sığmıyor. Hastanenin obez kişilere radyolojik tetkikler yapacak alt yapısının olup olmadığı mutlaka kontrol edilmeli. 3-Hastaların bazıları neden tekrar kilo alıyor? -İki risk var. Biri alkol. Mide kapasiteleri küçük olabilse bile alkolü emebiliyor. Alkol tüketimi de tekrar kilo kazanmaya yol açıyor. İkinci bir etken sıvı tatlı içecekler. Bunları çok fazla tüketen hasta kısa sürede tekrar obez standartlarına KÜÇÜLTME AMELİYATI OLANLAR ANLATIYOR Ameliyat sonrası hoşgörü eşiğim düştüBen. Kaan Kural. Gazeteciyim. 2,5 sene önce küçük kızım yeni koşmaya başladığında onun peşinden koşamadığım zaman artık iyiden iyiye hareket kabiliyetimin sınırlandığı kafama vurulduğu zaman karar verdim. Ben istedim. Doktorum da onayladı. Ameliyat öncesi 210kg'ydim. 85 kg verdim. Ruh halim çok değişti. Rahatladım. Keyfim yerine geldi. Ama sanırım biraz hoşgörü eşiğim düştü. Aşırı obez insanlar gereğinden fazla nazik ve neşeli olurlar. Bende de vardı o. Şişmanlıktan utanma halinin yansıması belki de. Halen hoşgörülü ve neşeli olduğumu düşünüyorum ama eskisi gibi "gereksiz derecede" uzman değilim nerede yanlış yapılıyor bilemem. Ama ben rasyonel bir şekilde rakamlara bakarım. Ölüm oranı nedir? Sizin ifade etitğiniz gibi bir kısmı zayıflıyor bir kısmı ölüyor değil bu oran. Evet basit değil bu ameliyat ama ölüm oranı %1'in altında. Hatta yanılmıyorsam onbinde 4 falandı. Rakamı bulabilirsiniz ama ben bu rakamı duyunca son derece güvenilir olduğunu anladım. Risk hep var ama bu risk bir tehdit noktasından çok çok uzakta bence bu rakamlarla. Risk bence "büyük" çözümdür ona şüphe yok. Ama herkese de "Git önemli bir organının %80'ini kes" demem elbette. Bu alanda uzmanlar yılların birikimi ve istatistikleriyle belli bir standart belirlemiş. Vücut kitle endeksi 40'ın üzerinde olanlara tavsiye ediyorlar. Aşırı şişmanlar için en kesin ve başarılı yöntem. Ama "aşırı"nın altında olanlar için cerrahi müdahele dışındaki yöntemler elbette çok daha geçerli ve sağlıklı. 16 aydır hayatımda gazlı içecek yok Ben Çiğdem Yiğit. Turizmciyim 41 yaşındayım. 16 ay önce mide küçültme ameliyatı oldum. Ameliyata 135 kg ile girmiştim ve şu anda 79 kiloyum. Şu ana kadar toplamda 56 kg verdim.Boy 1,65Operasyonu ben istedim. Aynı zamanda troit hormonu yetmezliğim var. Daha önceleri defalarca denememe rağmen diyetle kilo veremedim. Tesadüf eseri obezite cerrahisi ile tanıştım. İyice araştırdıktan sonra kendi isteğimle bu ameliyatı olmaya karar verdim. Ameliyat öncesini hatırlamak dahi istemiyorum. Düğün vb özel toplantılarda üzerime kıyafet bulmakta zorluk çekerdim. Bırakın ayakkabıyı ayaklarıma giyecek terlik bulamazdım. Sürekli şiş ödemli ayaklarım vardı. Hareketlerim ise kısıtlıydı. Merdiven çıkamaz hatta arabaya bile zor otururdum. Bütün bunların yanında insanların sürekli biraz az ye işte diyet yapmıyor musun gibi sorularına maruz kalıyordum. Ameliyat sonrasında daha hastaneden taburcu olmadan 7 kg verdiğimi gördüğümde size mutluluğumu anlatacak cümle kuramıyorum şu anda. Onu gördükten sonra ne kadar doğru bir karar verdiğimi kendim kendime onayladım. Kilolar gittikçe daha çok kendime güvenim geldi. İnsanların tepkileri daha çok hoşuma gitti. En güzeli şu anda artık istediğim kıyafeti giymekte zorluk çekmiyorum. Hatta kendime çok güzel sandalet ameliyat eden doktorumun ölüm vakaasını hiç duymadım. Ben kilo vermekte zorluk çeken morbit obezlere hiç durma düşünme mutlaka bu ameliyatı ol diyorum. Riskleri elbette var ama kuralları ve yasakları da var. Bunlara uyulduğu zaman güzel sonuçlar alınıyor. Örnek vermek gerekirse 16 aydır hayatımda asitli hiçbir içecek yok. İlk 8 ay hiçbir şekilde karbonhidrat tüketmedim. Mayalı yemedim. Katı ve sıvıyı beraberinde almadım ve halen de almıyorum. İlk 6 ay alkol hiç almadım. Ben düzenli spor yapmadım ama kesinlikle düzenli spor gerekli. Halen de dikkat vakaları belki cerrahın bir hatasıdır bilemiyorum ama ameliyattan hemen sonra yukarıda saydığım kurallara ve yasaklara dikkat edilmezse elbette 6 ay kaçak riski olan bir ameliyat. Örneğin ilk hafta sıvı beslenme yerine hemen katıya geçilirse elbette dikişler açılacağından kaçak riski ve ölüm vakası olabilir diye düşünüyorum. Kesinlikle bilinçli olmak gerekiyor. Sonraki aylarda eğer metabolizmal bir sorun varsa bunun içinde gerekli tahlil kontrol ve tedaviye devam ben hipotoridi hastası olduğum için her 3 ayda hormon testimi yaptırır metabolizma kontrollerimi ihmal etmem. Bence bu ameliyat tıp dünyasının insanlığa yaptığı en büyük hizmetlerden biridirBen İlker Kurtlutepe. 46 yaşındayım. Turist Rehberliği yapıyorum. Kendimi bildim bileli hep çok şişmandım. Yirmili yaşlarımda diyet yaparak biraz kilo veriyor; bir süre sonra diyetten çok sıkılıp bırakıyor ve büyük çabalarla verdiğim kiloları çok kısa sürede fazlasıyla geri alıyordum. Yaşım ilerledikçe diyet yaparak kilo vermek de çok zorlaştı. 2009 yılında gastrik bant halk arasında halka denilen ameliyatı olmaya karar verdim. Doktorum benim için gastrik bypass ameliyatının daha uygun olacağını ayrıca ameliyat sonrasında vücutta herhangi bir yabancı cisim kalmayacağından daha az riskli olduğunu söyledi. Ameliyata 160 kilo olarak girdim. İlk yıl 50 kilo verdim. İkinci yıl aynı kiloda kaldım. Takip eden yılda aşırı çikolata yüzünden 10 kilo aldım. Sonraki iki yıl 5-6 kilo daha aldım. Son üç yıldır 126 kiloyum. Etrafımdaki bütün obezite sorununu yaşayanlara bu ameliyatı hararetle tavsiye ettim. En az dört kişi benim tavsiyemle bu ameliyatı oldu. Onlar da benim gibi çok memnun kaldılar. Ameliyat öncesi ruh halimle 50 kilo verdikten sonraki ruh halim gündüz ve gece gibiydi. Her ameliyat gibi elbette zayıflama amaçlı ameliyatların da riskleri var. Ben bu kararı almadan yeterince araştırma yaptığımı düşünüyorum. Geri dönüşlü istendiğinde bantın çıkarılabiliyor olması sebebiyle "halka" tabir edilen gastrik bant ameliyatı daha çekici geliyor Şarkıcı Ozan Orhon'un yaptırdığı. Ancak vücutta zamanla sorun çıkarması ihtimali çok yüksek bir yabancı madde olması uzun vadede sakınca yaratıyor. Bantın olduğu yerden kayma riski büyük. Daha az bir ihtimal ancak büyük tehlike bantın mideyi delmesi. Zaten bu sebeplerle bildiğim kadarıyla bu metot artık doktorlar tarafından pek tercih edilmiyor. Bence bu ameliyat tıp dünyasının insanlığa yaptığı en büyük hizmetlerden biridir. Fazla kilonun ne kadar büyük bir sorun olduğunu yakından bilen biri olarak bu ameliyatı zayıflamak isteyen herkese tavsiye ediyorum. Risk konusunda da şunu unutmamak gerekir ki obezite ile yaşamakla taşınan risk ameliyatların riskinden az değil. İstatistikleri doğru degerlendirmek gerekir. Obeziteye bağlı ölüm oranlarıyla bu ameliyat sebebiyle olan ölüm oranlarını iyi araştırmak gerek. Nerede hata yapılıyor? Elbette doktor seçimi her ameliyatta olduğu gibi buaradada temel mesele. Ehil olmayan doktorların bu ameliyatı yaptıklarını ben de son dönemde sıklıkla duydum. Ama bunların yüzünden bu ameliyatların itibarsızlaştırılması çok yanlış. Her ameliyatta kötü bir doktor ölüme sebebiyet verebilir. Doğum sırasında bile bir doktor hatasıyla anne yaşamını kaybedebilir. Bu durumda "doğum yapmakta hayatî risk var" diyebilir misiniz? Ameliyata girmeden önce çok korktum çok ağladım İsmim Eda Güzelcik. Reklamcıyım. Yaklasık 7-8 senedir kilo problemim var. Yani ben çocukluğundan beri şişman olan insanlardan değilim. Ufak bir depresyon ile başlayan, hormon bozulması ile kilo aldım. Bu süre zarfından insanların çok acımasız eleştirileri ile karşılaştım. Tanıyan insanların bunun bir hastalık olduğunu anlamayıp “Eğer istersen verirsin sen iradesizsin” tepkisi beni kötü etkiledi. Her ne kadar kendimle barışık olduğunu iddia etsem de tüm bunlar ben de bir tramvaya neden oldu. Agresif ve töleransı daha az bir insan haline geldim. Bazen hırslandım. Geçen sene dört ayda 34 kilo verdim ama geri aldım. Hiç motivasyonum yoktu, ameliyat tek çaremdi. Mart ayında benden 1 sene önce bu ameliyatı olmuş bir arkadaşım beni zorla dinlemem için kendi doktoruna götürdü. Hasan Altun benden önce yakın 4-5 arkadaşımın ameliyatını yapmıştı. Hocanın asistanı Neval bu ameliyatla 84 kilo vermişti. 7 Nisanda ben de ameliyat ameliyatı olmak için doğru kriterlere sahip olmak şart. Beden kitle indexinizin 35 ve üzeri olması gerek. En az 2-3 kez kilo verip tekrar almış olmanız gerek. Eger bu kriterler tutuyorsa kalp, göğüs doktoru, endokrinoloji uzmanı ,psikolog ve aneztezistten olusan kuruldan onay alıyorsunuz. dip not beden kitle indeksiniz 35 üzeri değil altında ama metobolik bir hastalığınız varsa tiroid, diyabet vs yine bu ameliyatı doktorunuzun kararıyla ayda 26 kilo verdim. Ve vermeye devam ediyorum. Ruh halim gece ile gündüz kadar farklı. Ben ameliyata girmeden çok korkmuş ve ağlamış bir insan olarak sonuçlarından o kadar mutluyum ve yeni hayatimin keyfini öylesine çıkarıyorum. Henüz üç ay oldu ama şimdiden yaptığım sporun, gittiğim seyahatin ve ettiğim flörtüm keyfini çıkarmaya başladım bile. UZMAN DİYETİSYEN DİLARA KOÇAKAmeliyat tek başına çözüm değil. Beden kitle indeksi 35 veya üzerinde olup beraberinde diyabet veya kalp hastalıklarından birisini taşıyan kişinin obeziteye bağlı ölüm riski diğer bireylere göre 8 kat daha fazla olarak bildiriliyor. Bireyin beden kitle indeksi 40 ve üzeri ise veya 35 üzeri olup yandaş riskleri varsa defalarca da başarısız diyet uyguladıysa ameliyat düşünülüyor çünkü ameliyat riski ile ameliyat olmayıp yaşam süresi ve olası hastalıkların riski terazide pek eşit durmuyor. Bu konuda başarılı ameliyat geçiren ve beslenmesini takip ettiğim danışanlarım var tecrübelerime göre bireyin doğru hazırlanması ve ameliyat sonrası takip en az ameliyat kadar önemli. Ekip çalışması burada devreye giriyor birey psikolojik yönden ve beslenme eğitimi yönünden mutlaka takip altında olmalı yeteri kadar desteklenmemiş bazı bireylerde ameliyat sonrası psikolojik kökenli yemeyi reddetme veya kusmalar olabiliyor. Beslenme eğitimi ve yaşam şekli değişikliği bireye çok iyi anlatılmalı çünkü bu ameliyat obezitenin tek başına çözümü değil bu ameliyat bir seçim belki bir şans. Bu seçimi iyi kullanılmalı sonrasında yenilen miktar azaldığı için seçilen besinlerin kalitesi sağlığın belirleyicisi oluyor küçük hacimde ancak tüm ihtiyacı maksimum karşılamaya yönelik ve sıvı dengesini de göz önünde bulundurduğunuz bir yeme biçimi gerekiyor. Birey seçtiği doktor ve ekibi ile çok detay görüşmeli ve inanmalı bu konuda ameliyat olmuş kişilerle sohbet etmeli. Tıbbi kaynaklar yapılacak işlem seçiminde mide üzerine en az müdahale, gerektiğinde geri dönüştürme veya hastanın ihtiyacına göre yeni bir ameliyata uygunluk ve tabi ki ölüm ve hastalık oluşma riskinin sıfıra yakın olması standartlarını istiyor. Ameliyat düşünen kişi tüm bu noktaları gözden geçirmeli ve ikna olarak ameliyata girmeli.
gastrik bypass ameliyatı olanların yorumları